Economist Intelligence Unit’in, Türkiye riski başlıklı yolsuzluk raporunda vurgu yapılan konulardan biri de “Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi Sözleşmesi”nin etkinleştirilmemiş olmasıydı. Adalet Bakanlığı bir genelge yayınladı ve bu alanda soruşturmaların savcılar tarafından çok etkin biçimde yürütülmesini istedi
ANKARA - Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, “Uluslararası ticari işlemlerde yabancı kamu görevlilerine rüşvet verilmesinin önlenmesi” konusunda genelge yayınladı. Genelgede, Türkiye’nin 1997 yılında imzalanan OECD “Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Verilen Rüşvetin Önlenmesi Sözleşmesi”ne imza attığı ve 2003 yılında da bu konuda bir yasa çıkardığı anımsatıldı. Genelgede, 1 Haziran 2005’de yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu ile de yabancı kamu görevlilerine verilen rüşvet suçunun düzenlendiği hatırlatılan genelgede, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren şirketlere ilişkin tedbirlerin alınması için yapılan düzenlemelere de yer verildi. Bakan Şahin, genelgede yabancı kamu görevlilerine rüşvet verilmesinin önlenmesi için savcıların şu konulara dikkat etmelerini istedi:
Yabancı kamu görevlilerine rüşvet verilmesi suçuna ilişkin soruşturmalar kolluğa bırakılmadan, bizzat savcılar tarafından “hassasiyetle ve gecikmeksizin” yürütülmesi konusunda azami gayret gösterilmeli.
Yabancı bir kamu görevlisine rüşvet verme suçundan dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanı’nın talebine bağlı olduğundan savcıların, soruşturma sonunda bir fezleke düzenleyerek ivedilikle Bakanlığa göndermesi gerekir.
Türkiye’deki kamu görevlilerine yabancı gerçek veya tüzel kişiler tarafından rüşvet verildiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturmalarda, rüşvet veren kişilerin tabiyetinde olduğu ilgili ülkenin de soruşturma yürütebilmesi için bu durumun hem ilgili ülkeye hem de OECD’ye bildirilmesi açısından evrakın bakanlığa gönderilmesi gerekir.
Suç delillerinin yabancı ülkelerde bulunduğu göz önüne alınarak bu ülkeyle adli yardımlaşma yoluna gidilmesi için hızlı ve etkin bağlantıların kurulması gerekir.
Rüşvet suçuyla elde edilen kazanca el konulması ve müsadere edilebilmesi için gerekli kanuni yetkiler hemen yerine getirilmeli.
EIU raporuna da yansıdıEconomist Intelligence Unit, 11 Şubat’ta yayınladığı “Türkiye Riski” başlıklı raporunda Türkiye’ye 100 üzerinden 64 yolsuzluk notu vermiş, yatırımcıları ürküten yolsuzlukları sıralarken, rüşvet meselesinin etkinleştirilmemesine dikkat çekmişti.
Raporda ayrıca milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmamış olması, enerji ve ulaştırma da yapılan büyük ihalelerin Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarılması, AKP’nin özel sektöre müdahale ve patronluk etme isteği, AKP’ye yakın şirketlerin gözle görülür şekilde büyümesi, Türkiye’deki olumsuzluklar olarak gösterilmişti.