X
23 Nisan 2014 Çarşamba 14:47 İSTANBUL 19°C / 25°C
Getir
Gazetevatan.com » Yazarlar » Enflasyon yükselirse YTL değerlenmeye devam eder

Enflasyon yükselirse YTL değerlenmeye devam eder

T.C. Merkez Bankası, iki yıldır kamuoyuna enflasyon hedefini açıkça beyan ediyor. 2008 yılı için hedef yüzde 4 olarak açıklandı. Beklentiler ise hedefin çok üzerinde. Merkez Bankası’nın kamuoyuna yaptığı açıklamayı ciddiye alanlar, beklenen enflasyonun hedefin üzerinde seyretmesi durumunda doğru yönde aksiyon belirliyorlar, beklentiler hedefe yaklaştırılmalıdır. Tabii ki hedef beklentiler doğrultusunda revize edilmediyse... Şu ana kadar bu yönde bir açıklama yapılmadığına göre hedef hala yüzde 4’tür. Hedef için üst sınır koymak, hedefi beklenti doğrultusunda revize etmektir. Bu doğru olmaz. Yıl sonunda enflasyon, hedefin yüzde 50 üzerinde, üst sınırda ve aynı zamanda piyasanın beklentisi doğrultusunda gerçekleşirse, bu başarı olarak değerlendirilebilir mi? Elbette hayır. Hedef için alt sınır da koyulmamalıdır. Enflasyon hedefin altında kalır ise enflasyonist bir politika mı izlenecektir?
Merkez’in önceliği nedir?
Merkez Bankası’nın önceliği bellidir. Fiyat istikrarını sağlamak üzere enflasyonist beklentileri hedef doğrultusuna yöneltmek, hedefin yukarıya doğru sapmadan gerçekleşmesini sağlamaktır. Meclisin kendisine verdiği görev son derece açık ve anlaşılır durumdadır. Önceliğin gerçekleşmesini sağlamak üzere para politikası araçları yeterli gibi görünüyor. Aksi durumda banka kendisi, kanununda değişiklik talep ederdi, varsa da etmelidir. Başkanın da açıkladığı gibi fiyat istikrarının sağlanmasında en önemli araç faiz oranıdır. Ancak, faiz tek araç değildir. Bankanın para yaratma mekanizması, karar alma süreci, kamuoyu ile iletişimi, para politikası dışındaki uygulamaları yorumlaması, hükümetin ve diğer ekonomik birimlerin uyarısı ve uyarının tonu da önemli araçlardır. Son dönemde, bu araçların kullanılmasında etkinlik azalmıştır. En hassas konu banka yönetiminin enflasyon hedefine yaklaşımıdır. Para Politikası Kurulu’nun kararları ve kamuoyuna açıklamalar, kafaları karıştırmaktadır. Ne demek istediğimizi biraz daha açalım.
Merkez Bankası’nın politika uygulamalarına ilişkin kamuoyundaki söylemler şöyle toplanabilir: “Büyüme yavaşlıyor, çünkü reel faiz oranları çok yüksektir hızla düşürülmelidir”, “Kısa vadeli faizler düşürülmelidir ki sıcak para gelmesin”, “Enflasyonist beklentiler kötüleşiyor, faiz düşüşünde temkinli davranılmalıdır”, “YTL çok değerli, faiz düşürelim” söylemleri, alınan kararlar ve daha da önemlisi kararların neden alındığını değerlendiren açıklamalar ile beraberce ilişkilendirirsek sanki birinci görüşe daha fazla önem veriliyor. Dışarıdaki gelişmelerin de etkisiyle büyümenin yavaşlaması herkesi panikletti. Herkesin aklına her derde deva kısa vadeli faiz oranı geldi. Bana 1991, 1994, 1998 ve 2001 yıllarını hatırlatmaya başladı. O zaman da en suçlu ve hep suçlu kısa vadeli faiz oranları idi.
Hedef enflasyon mu, o da ne?
Lütfen dikkat edin. Çok sayıda gelişme beklentilerin daha da kötüleşmesine neden oluyor. Enflasyon baskısı artıyor. Son iki yıldaki başarısızlıklar nedeniyle kimsenin hedef enflasyonu taktığı yok. Herkes kendini yeniden cari enflasyona endekslemeye başladı. En kötüsü de buydu zaten. Tarımda işler iyi gitmiyor, gıdada baskı var. Petrol ve enerji fiyatları tırmanmaya devam ediyor. Dışardan ithal ettiğimiz mal ve hizmetler daha pahalı hale geldi. Daha da önemlisi tasarruf açığı büyüyor. Sermaye girişi yavaşladı. Varsayalım ki dövizde arz ve talep dengede ve kurlar değişmedi. Enflasyon yükseldikçe YTL değer kazanmaya devam edecek. Siz asıl o zaman görün Merkez Bankası’na olan tepkileri...

Üye Olan Herkese 30 TL ve Üzeri Siparişlerinde Kullanabilecekleri 5 TL Hediye !!!

Yorum Yap Yorumlar (0)