Arşiv: git
ara
Üye Girişi

Yazarlar

30 yıl önce Suriye’de Kenan Evren de aynısını yapmıştı

Can Ataklı - catakli@gazetevatan.com
Can Ataklı

Suriye hiç demokrasi ile yönetilmedi. Önce Hafız Esad, tam bir diktatöre yakışır biçimde yönetti Suriye’yi, şimdi de oğlu Beşar Esad aynı yolu izliyor.

Suriye’deki rejimin sonu yok elbette. Yıkılması çok uzun sürmez.

Ancak Suriye konusunda Türkiye’nin bugün aldığı tavrın benzeri hatta aynısı 30 yıl önce de yaşanmıştı.

Beşar Esad üstelik Mevlit Kandili gecesi Humus’a büyük bir saldırı düzenledi. 300’ün üzerinde insan öldüğü ileri sürülüyor.

30 yıl önce de Hama’da büyük bir ayaklanma başlamıştı.

Yine aylardan şubattı. Suriye’de ayaklananlara Suudi Arabisan’dan silah ve para yağıyordu.

Bu silahlar ve para tıpkı bugünkü gibi yine Türkiye üzerinden geçiriliyordu Suriye’ye.

Ancak Suudi Arabistan’ın parası da gönderdiği silahlar da Suriye’de Baas Partisi’ne karşı ayaklananların başarıya ulaşmasına yetmedi. Bugün 30 yıl önce olanların aynısını yaşıyoruz. Suriye’deki ayaklanan kesime yine bazı Arap ülkelerinden para ve silah gönderildiği ileri sürülüyor.

İlginç olan, bu iş için yine Türkiye’nin merkez seçilmesi.

Suriye muhalefeti hem askeri hem de sivil kadrolarıyla Türkiye’de konuşlanmış durumda.

İddialara göre Suriyeli muhalif subaylar bizzat Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetim ve gözetiminde Antakya’dan Suriye’ye gönderiliyor. Tekrar geri gelen muhaliflerin Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait araçlarla taşındığı da ileri sürülüyor.

Peki Türkiye’nin Suriye’ye bu ilgisi neden?

Çünkü başta Amerika olmak üzere Batı’nın önde gelen devletleri Suriye’de rejimin yıkılmasını istiyor.

Suriye Hafız Esad döneminde Sovyet sistemini arkasına almıştı. Bu nedenle NATO için bir tehditti.

Aynı Suriye bu kez oğul Esad yönetiminde, ama bu kez komünist olmayan Rusya’nın himayesinde. İran’la ilgili imha projeleri planlayan Amerika ve Batı için İran’dan önceki son kale Suriye’nin mutlaka düşürülmesi gerekiyor.

Bu amaçla son aylarda müthiş bir medya propagandası ile Suriye aleyhine uluslararası bir kamuoyu oluşturuluyor.

Perde arkasında ise Suriye’ye ani bir askeri müdahale planları var. “Katliamı önleme” veya “İç savaş tehdidini ortadan kaldırma” ve en sonunda “Suriye’ye demokrasi getirme” gibi parlak görüşlerle Türkiye olayın içine itilmeye çalışılıyor.

Türkiye bundan mutlaka uzak durmalı.

Erdoğan’ın, bugün yargılattığı Kenan Evren’in 30 yıl önce yaptığını yapmaması Türkiye’nin güvenliği ve esenliği için gereklidir.

*****


Evren’in Suriye politikası PKK’yı palazlandırmıştı

Türkiye ile Suriye hiç dost olmadı.

Biz Suriye’ye eyaletimiz gibi baktık. Suriye de Osmanlı döneminde esaret altında yaşadığına inandığı için bize hiç güvenmedi.

Hafız Esad’ın 1970’lerden itibaren Sovyetler’e yanaşması ve İsrail ile savaşa tutuşması da zaten Amerika ve Batı için affedilmeyecek unsurlardı.

Bir NATO üyesi olan Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetleri de Suriye’ye karşı hep dikkatli oldu.

En uzun kara sınırımızın ayırdığı Suriye ile yüzlerce kilometre kesintisiz çekilen dikenli tel hattı ve tamamı mayınlı olan bölge zaten bunun en tipik göstergesi.

Bundan 30 yıl önce Suriye tıpkı bugünkü gibi “dış güçler” tarafından karıştırıldığında o dönem Türkiye’nin tek hâkimi Kenan Evren ve diğer komutanlar, tereddütsüz Suriye’nin karşısında yer almışlardı.

Bugün bir terör örgütü olarak da bilinen Suriye’deki Müslüman Kardeşler Örgütü o tarihlerde Türkiye tarafından desteklenmiş, eğitilmiş ve Türkiye topraklarındaki kamplarda kalmaları sağlanmıştı.

İç karışıklığı atlatan Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad buna misilleme olarak PKK’ya kucak açmış ve Türkiye’de Müslüman Kardeşler’e sağlanan olanakların aynısını PKK’ya sağlamıştı.

PKK ve lideri Abdulah Öcalan bu sayede Suriye’de hatta Başkent Şam’da uzun süre kalabilmişti.

PKK militanları da şimdiki gibi Kuzey Irak topraklarında değil Suriye’deki kamplarda kalıyor, eğitim görüyor ve sınırı geçerek Türkiye’de eylem yapıyordu.

*****


Uludere’nin hesabını soramadan Humus’u konuşamayız

Suriye’de olup bitenlere çok öfkeleniyoruz.

Cumhurbaşkanı, Başbakan, Dışişeri Bakanı hemen her gün Suriye ile ilgili açıklamalar yapıyor.

Bir yıl önceyse aynı isimler Türkiye Suriye kardeşliğini anlatıyor, bir Erdoğan Suriye’ye gidiyor, bir Esad Türkiye’ye geliyordu, ama maya tutmadı.

Suriye Amerikan çıkarlarını bozmaya devam etti.

Haliyle biz de dostluğu bozduk.

Suriye’de yaşananları kendi iç işimiz gibi görüyoruz.

Amerika ve Batı Suriye’ye Türkiye’nin müdahale etmesini istiyor. Bu haberler yalanlanıyor ama, ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Demek ki bazı talepleri var. İktidar ise sanki bir şey bekliyor gibi.

Suriye’deki olayları medyanın yansıtış biçimi de çok ilginç.

Esad halkını bombalıyor, katliam yapılıyor, vahşet gibi başlıklar atılıyor.

İktidar yetkilileri de bu tanımlamaları çok kullanıyor.

Ama Türkiye’den çıkıp bir de dışarıdan bakarsak, Uludere’yi nereye koyacağız?

Ya da Genelkurmay Başkanı’nın kasım ayında açıkladığı üzere “270 teröristin bombalamalarla etkisiz hale getirilmesini” nasıl anlatacağız.

Çünkü sonuçta biz de “terörle mücadele” diyoruz, Esad da öyle.

Yani bize göre Türkiye’de ayaklanmaya kalkan bu nedenle de askeri birliklere saldıran, polisi vuran, sağa sola bomba koyanlar terörist, ama aynısını Suriye’de yapanlar özgürlük savaşçısı, demokrasiye susamış kitleler.

O zaman olmuyor işte.

*****


Medya neden bu kadar düşman?

Dikkat ediyor musunuz, bizim medyamız Suriye konusunda çok şahin.

Tıpkı Amerikan medyası gibiyiz. Ya da Suriye’den rahatsızlık duyan Arap ülkeleri gibi.

Haberler korkunç. Her gün yeni bir katliam haberi. Ölenler, işkence görenler, parçalananlar, bombalananlar. İçimiz kalkıyor.

Ama bir şey çok garip. Dünyanın her yanından, hatta Kuzey Kore’den bile görüntü alabilen medya sıra Suriye’ye gelince başarısız.

Elbette tank görüntüleri, dövülenler, sürüklenenler ile ilgili bazı fotoğraf ve videolar var ama, bunlar gerçekten Esad’ın adamları mı yoksa karşı taraf mı pek belli olmuyor. Örneğin Bin Ladin’in mağarada çektirdiği video görüntülerine bile ulaşan El Cezire televizyonu çatışmalardan görüntü veremiyor doğru dürüst. Oysa muhabirleri çok güzel anlatıyorlar. “Dakikada 6 havan topu düştü” diyorlar. Görüntü yok, ses kaydı da yok. Peki bunları gönderemeyenler yazılı haberleri hangi yolla gönderiyor acaba?

32 yıl önce 12 Eylül darbesi olduğunda Türk ve yabancı gazeteciler onlarca rulo görüntüyü Türkiye’den kalkan ilk uçaklara gizlice sokmayı başarmışlardı. Teknoloji şimdi çok ileri ama Suriye’den her nasılsa doğru dürüst bir görüntü kaçırılamıyor. Garip değil mi bu?

Bugün saat 11.00’de CNN Türk’te 23.15 Kanal Türk’te perşembe 10.20’de SKY Türk’teyim.

Emeklilik sistemi ve yaşı değişecek




FACEBOOK YORUM      Facebook hesabınızla yorum yapın, daha hızlı onaylansın!


GİRİŞ YAPIN
  • Haberlere yorum yazabilmeniz için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
  • Eğer üyeyseniz, aşağıdaki formu kullanarak hemen giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz...
Şifremi unuttum


Daha önce üye olmadıysanız üye kayıt formu için tıklayın.
YORUMLAR      Toplam 21 yorum
Nur  Okutmuş - (2 yorum)
Çok doğru noktalara değinen bir yazı... Ama ben şaşırmıyorum.. Zaten bu günkü iktidar, Evren Askeri rejiminin mutasyona uğramış sivil hali değil mi..
07.02.2012 16:36:12
İlk oylayan sen ol!   
0 0
MEMLEKET HİKAYELERİ - (29 yorum)
ABD İSTEDİKLERİNİ HER ALAMAYIŞINDA TÜRK MİLLETİ'nin BAŞINA BİR ÇUVAL GEÇİRİYOR.ANLAŞILAN O Kİ HÜKÜMETTE ELİ MAHKUM ABD NE İSTERSE O SUDA ÇARESİZ KÜREK ÇEKİYOR.
07.02.2012 14:48:23
3 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
Bersan Özcan - (7682 yorum)
ABD,Kuzey Iraktan çıkartılan petrolün Suriye üstünden Akdenize ulaştırılmasının sağlanması için bugünkü Suriye rejimini devirmek istiyor.ABD nin istediği şey,Suriyelilere Hürriyet ve demokrasi getirmek değildir.ABD Suriyeyi temelli olarak işgal etmek istiyor.Biz Türkiye olarak bu işe müdahale etmeyelim.ABD ne yapacaksa yapsın.
07.02.2012 13:59:21
6 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
Tamer ÇAPİN - (711 yorum)
IRAK DA TÜRK ORDUSUNU KULLANAMADILAR.ŞİMDİ SURİYEYİ DENEYECEKLER.SURİYE ORDUSU TÜRK SINIRINI GEÇERSE (!),MECBUREN SURİYEYE MÜDAHALE EDECEĞİZ !
07.02.2012 13:44:00
5 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
sabret sabitoğlu - (14 yorum)
Sayın Can ataklı ağrı cumhuriyet savcımız hayatını kaybetmiştir Ülkücu camiya olarak savcımıza Allahtan rahmet diliyor bütün Türk ulusunun başı sağolsun diyoruz,NE MUTLU TÜRKÜM DİYENLERE.
07.02.2012 12:24:09
13 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
Toplam 21 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız...
 ADnet Reklamları Reklam vermek için tıklayınız  

 

GÜNÜN HABERLERİ


FACEBOOK'TA PAYLAŞILANLAR tümü

FOTO GALERİ tümü
Ünlü tablolar kilo verdi Puan: İzlenme: 11268
Kainat güzeli erkek çıktı Puan: İzlenme: 13291
Karadeniz'in 'komik' yanı Puan: İzlenme: 102472
Karizmaları böyle çizildi Puan: İzlenme: 110992
kişisel

TWITTER'DA PAYLAŞILANLAR tümü