Arşiv: git
ara
Üye Girişi

Ekonomi

Paylaş Yorum Yaz Yazdır Favorim Yap
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
10.03.2010 08:57

IMF'ye borcumuz bitti mi?

IMF ile görüşmelere nokta konuldu
IMF'ye borcumuz bitti mi? Türkiye IMF yi stand-by'sız davet etti. Heyet inceleme yapmak için 24-25 Nisan da Türkiye ye gelecek


Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'nin ekonomik görünümünün iyileştiğini ve Türkiye ile IMF'nin, bu temelde, Madde IV istişarelerini Mayıs ayında başlatma konusunda mutabakata vardıklarını açıkladı.


IMF Dış İlişkiler Direktörü Caroline Atkinson'ın, Türkiye ile ilgili olarak yaptığı, IMF'nin internet sitesine konan açıklamasında, "Küresel ekonomide ve küresel finans piyasalarında devam etmekte olan iyileşme, Türk yetkililerince Orta Vadeli Program çerçevesinde uygulanmakta olan ekonomik politikalar ile birlikte, Türkiye'nin ekonomik görünümünü güçlendirmiştir" denildi.
Açıklamada, bu temelde, Türk yetkililer ve IMF yönetiminin, "2010 yılı Madde IV istişarelerinin Mayıs ayının birinci yarısından itibaren başlayacak bir IMF heyeti ziyareti ile başlaması konusunda mutabakata vardıkları" kaydedildi. Açıklamada, bu kapsamda Türkiye'ye benzer son ziyaretin 2007 yılı Mayıs ayında yapıldığı, ilgili Uzman Raporunun, Fon'un İcra Kurulu tarafından 2007 yılı Mayıs ayında gözden geçirildiği ve aynı yılın Kasım ayında yayımlandığı anımsatıldı.
Gerçekleşecek ziyaret kapsamında, IMF heyetinin, Türk ekonomisini etkileyen en son gelişmeleri detaylarıyla değerlendireceğinin kaydedildiği açıklamada, heyetin, "Türk yetkililerle, görünüm ve kendilerinin politika planları hakkında görüş alışverişinde bulunacağı" ifade edildi.
Açıklamada, bu tür istişarelerin tüm Fon üye ülkeleriyle düzenli olarak yürütülmekte ve genellikle yıllık bazda programlandığı anımsatıldı.

HAZİNE DAVET ETTİ

Hazine Müsteşarlığı, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) bir heyetin 24-25 Nisan tarihlerinde yapılacak IMF-Dünya Bankası bahar toplantılarının ardından madde IV görüşmelerini yürütmek üzere Türkiye'ye davet edildiğini bildirdi.

Hazine Müsteşarlığının internet sitesindeki basın duyurusunda, 'Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) bir heyet, 24-25 Nisan tarihlerinde yapılacak IMF-Dünya Bankası bahar toplantılarının ardından Madde IV görüşmelerini yürütmek üzere ülkemize davet edilmiştir' ifadesi kullanıldı.

Madde IV görüşmelerinin tüm üye ülkelerin IMF Ana Sözleşmesi gereğince her yıl gerçekleştirmesi gereken bir konsültasyon mekanizması olduğu kaydedilen duyuruda, bu görüşmeler kapsamında ülkelerin maliye ve para politikaları ele alındığı, dış denge ve kamu borç gelişmelerinin incelendiği ve uygulanan politikaların büyüme ve ödemeler dengesi üzerindeki etkilerinin değerlendirildiği belirtildi.

Türkiye'nin son Madde IV gözden geçirmesinin Mayıs 2007 tarihinde yapıldığı anımsatılan duyuruda şu unsurlara yer verildi:

'Bilindiği üzere 16 Eylül 2009 tarihinde ülkemizce açıklanmış olan Orta Vadeli Program çerçevesinde 2010-2012 dönemi için ihtiyatlı bir makro çerçeveye dayalı olarak kamu açığı ve borç stokuna ilişkin bir uyum politikası ortaya konulmuştur. Orta Vadeli Programda makroekonomik ve mali hedefleri destekleyecek kapsamlı bir yapısal reform programına da yer verilmiştir.

Orta Vadeli Programın açıklanmasının ardından, Uluslararası Para Fonu, Programda ortaya koyulan hedefleri ve program varsayımlarını gerçekçi, ulaşılabilir ve tutarlı bulduğunu açıklamıştır. Orta Vadeli Program çerçevesinde uygulamaya konulan mali uyum tedbirleri kamu finansman dengesini sağlıklı bir yapıya oturtmuştur. Programın öngörüldüğü biçimde uygulanmasıyla birlikte, kredi derecelendirme kuruluşları da aynı değerlendirme ile Türkiye'nin kredi notunu arka arkaya artırmıştır.

Mevcut gelişmeler ve veriler, Orta Vadeli Programda öngörülen politikalar altında, 2010 yılı ve izleyen dönemde bütçe açığı, kamu finansman ihtiyacı, iç borç çevirme oranı, borç yükü ve benzeri göstergelerin programda öngörülenden daha olumlu bir düzeyde gerçekleşeceğini ortaya koymaktadır.

Başlatılacak Madde IV konsültasyon süreci, Türkiye ekonomisinin güncel bir görünümünün ortaya konulmasına ve Madde IV gözden geçirmesi sonrasındaki dönemde IMF ile ilişkilerin nasıl bir çerçevede yürütüleceğinin daha kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesine imkan tanıyacaktır.

2002 yılı sonrasında son derece başarılı sonuçların elde edildiği iki adet Stand-By Düzenlemesi tamamlanmış olup, sonrasında IMF ile yürütülen görüşmeler son derece verimli, karşılıklı iyi niyete dayanan bir çerçevede sürdürülmüştür. Önümüzdeki süreçte de Orta Vadeli Programda öngörülen yapısal reformlar ve çeşitli alanlarda IMF ile yapıcı sonuçlar doğuran işbirliğimiz sürecektir.'

UZMANLAR NASIL DEĞERLENDİRDİ?

Alternatifbank Ekonomisti Serdar Şenol, IMf beklentisinin piyasalar için çok güçlü bir beklenti olmaktan çıktığını belirterek, “Açıklamalardan sonra faizlerdeki hareket sınırlı kaldı” dedi. Şenol Bloomberg HT’ye yaptığı açıklamada, “IMF anlaşmasının olmayacağını uzun zamandır düşünüyordum. Bundan sonra da olmayacağın düşünüyorum” dedi. Şenol şöyle konuştu: “Türkiye’nin IMF ile anlaşma yapması için çok kötü ekonomik koşulların oluşması gerekir. Doğrusu bu tarz bir açıklama bizi çok da şaşırtmadı. Son dönemde IMF ile ilgili beklentilerden ziyade siyaset ön plana çıktı piyasalarda. Önümüzdeki dönemde büyüme ya ada büyümeme dinamiklerinin daha önemli olduğunu düşünüyorum. Hala ılımlıyım.”
Eski IMF İcra Direktörü Selim Çakır, "Program görüşmeleri oldukça uzun bir süredir devam ediyor biliyorsunuz iki taraf da bunu sonuca ulaştırmak istedi. Anlıyoruz ki karşılıklı olarak program yerine normal madde-4 konsültasyonu yolunda ilerlemeye karar verdiler” dedi. NTV’de gelişmeleri değerlendiren Çakır, şöyle konuştu: “Zaten IMF Başkanı'nın bir süre önce yaptığı bir açıklama vardı; ‘Artık bir karar verilse iyi olur’ diye. Başbakan'ın açıklamaları vardı; ‘Bir sonuca ulaştıracağız bu sefer’ diye. Anlaşılıyor ki sonuca ulaştırdılar ve anlaşmamaya karar verdiler."
Global Yatırım Stratejisti Arzu Odabaşı ise "Mayıs ayında heyet gelecek ve tekrar görüşülecek denildiği zaman biz kendi aramızda ' bu iş bitti' demiştik. Ama tabii bunu net bir şekilde duymak piyasalar için çok daha önemliydi, yoksa piyasa hala bir tarafta bu beklentiyi tutuyordu” dedi. NTV’ye konuşan Odabaşı, şu değerlendirmeyi yaptı: “Eğer yurtdışı tarafında çok sert negatif bir gelişme olmazsa özellikle Amerika, Avrupa'da, biz bu süreci kolay atlatırız büyük olasılıkla. Hükümetin burada ekonomi yönetiminin biraz daha aktif olup kendini, neyi nasıl yaptığını biraz daha açıklaması ve bizim nereye gittiğimizin üzerinde biraz daha durması gerekli diye düşünüyorum. Onun için piyasalarda şok edici bir karar olmadı. Yavaş yavaş oraya getirildiğimiz bir dönem. Ama olsa iyi olurdu, sigorta niteliğinde algıladığımız bir durum olduğu için bir satış baskısıyla karşı karşıya geliriz. Devamında tekrar kendi dengelerimize döneriz çok büyük olasılıkla."

4. Madde konsültasyon çalışması nedir?

IMF, üye ülkelerin ekonomi yönetemlerine yol gösterici olmak ve uluslararası finansal sistem üzerindeki gözetim görevini yerine getirmek amacıyla, her bir üye ülkenin ekonomik gelişmelerine ilişkin olarak (genellikle yılda bir kere) ayrıntılı gözden geçirme çalışmalarında bulunuyor. Bu çalışmalara, IMF`nin 4. Maddesi kapsamında gerçekleştirildiğinden, 4. Madde Konsültasyon Çalışmaları ismi veriliyor. Görüşmeler çerçevesinde ilk olarak, IMF uzmanlarından oluşan bir heyet, ekonomik verileri toplamak için ilgili ülkeyi ziyaret ederek, Hükümet ve Merkez Bankası yetkilileriyle görüşmelerde bulunuyorlar.
IMF Heyeti bu çalışmada, ülkenin makro ekonomik politikalarını gözden geçirirken, finansal sistemin sağlamlığını, makro ekonomik politikaları ve bunları etkileyebilecek sosyal, endüstriyel, idari ve diğer sorunları inceliyor.
IMF Heyeti, gerekli analizleri yaptıktan sonra, tespitlerini özetleyen bir rapor hazırlıyor ve bu rapor, İcra Direktörleri Kurulu tarafından tartışılıp, onaylanıyor.

Orta Vadeli Programı uygulayacağız

Bakan Babacan, Orta Vadeli Program'ın neyin ne zaman yapılacağını ortaya koyduğunu söyledi. Geçen yılki hedeflerden daha iyi durumda olduğumuzu söyleyen Babacan, Orta Vadeli Programın güvenilirliğinin sağlanmış olduğunu da söyledi. IMF olsa da olmasa da ekonomik gidişatın OVP çerçevesinde devam edeceğini söyledi.

Artık Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu ve ekonomik kararlarını kendi içerisinde halledebileceğini de söyleyen Babacan, Mayıs ayından sonra IMF ile yapılacak görüşmeler için ise herhangi bir karar alınmadığını vurguladı.


2013'de IMF sağ biz selamet

Türkiye'nin Uluslararası Para Fonuna (IMF) borcu 2013 yılında tamamıyla bitiyor


Türkiye'nin IMF'ye olan yaklaşık 8 milyar dolarlık borcu, geri ödeme planı içinde 2013 yılında sona eriyor.

IMF'nin sağladığı esnek geri ödeme planı nedeniyle, borç geri ödemelerinde bir sorun yaşanmıyor.

IMF İLE ŞİMDİYE KADAR 19 STAND-BY ANLAŞMASI YAPILDI

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile şimdiye kadar 19 defa stand-by anlaşması yapan Türkiye, bunlardan sadece son iki stand-by'ı başarıyla tamamlayabildi.

Son iki stand-by anlaşmasında dikkati çeken bir başka nokta ise her iki anlaşmanın da, herhangi bir ekonomik kriz nedeniyle gerçekleştirilmemiş olması.

Türkiye'nin IMF ile ilişkilere başlaması ile birlikte, ilk stand-by anlaşmasının yapıldığı tarih ise 1 Ocak 1961... Bu ilk stand-by anlaşması bir yıl sürüyor ve 31 Aralık 1961'de sona eriyor.

Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerinin başlaması da IMF ile stand-by düzenlemelerinin başladığı döneme rastlıyor.

30 Mart 1962'de IMF ile yeni bir düzenlemeye giden Türkiye'nin bu anlaşması bir yıldan da az sürdü ve 31 Aralık 1962'de bitti.

15 Şubat 1963'de üçüncü stand-by'a giden Türkiye'nin söz konusu anlaşması ise yaklaşık dokuz ay sürdü.

Dördüncü stand-by, 15 Şubat 1964 tarihinde başlarken, bu anlaşma da 31 Aralık 1964'de bitti.

Türkiye, 1961 yılından, 1970 yılına kadar her yıl, IMF ile bir stand-by gerçekleştirdi. Anlaşmalar genellikle bir yıl dolmadan sona erdi.

1970'ten, 1978'e kadar IMF'ye sekiz yıllık bir ara veren ve bu süre içinde stand-by anlaşması yapmayan Türkiye, 1978 yılından 1980 yılına kadar IMF ile yeniden birer yıllık stand-by anlaşmaları imzaladı.

Türkiye, 18 Haziran 1980'de ilk kez IMF ile en uzun stand-by anlaşmasını yaptı ve bu anlaşma 17 Haziran 1983'de sona erdi.

1983 yılında yeni bir stand-by düzenlemesine giden Türkiye'nin bu anlaşmasının süresi bir yıl sürdü.

STAND-BY'A 10 YIL ARA...

Türkiye, 1984'ten 1994'e kadar IMF ile stand-by düzenlemesine gitmedi. 8 Temmuz 1994'de yapılan stand-by ise 26 Eylül 1995'de sona erdi.

1999'a kadar stand-by düzenlemesine gitmeyen Türkiye, 1999-2002 döneminde 17. stand-by düzenlemelerini gerçekleştirdi.

En son 18. stand-by düzenlemesine 4 Şubat 2002'de başlayan Türkiye, 4 Şubat 2005'de bu anlaşmanın sona ereceği tarihten önce Ocak 2005'de 19. stand-by'a gitti.

49 YILLIK SÜREÇTE 50 MİLYAR DOLAR...

Türkiye'nin, IMF ile 49 yıl içinde gerçekleştirdiği stand-by anlaşmaları genelde, bitmesi gereken zamandan önce başarılamadan sona erdi.

49 yıllık süreçte, genellikle krizlerin ardından mecburi olarak bu düzenlemeye giden Türkiye, bu süreçte IMF'den 50 milyar doların üstünde kaynak sağladı.

Türkiye'nin, 2010 yılı genel finansman programıyla gerçekleştirilmesi planlanan borç servisi ve finansman durumuna göre, 2010 yılında, 149,6 milyar lira anapara ve 50,7 milyar lira faiz olmak üzere toplam 200,3 milyar lira tutarında borç servisi gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Borç servisinin 182,6 milyar lirasının iç borç, 17,7 milyar lirasının da dış borç servisi olarak yapılması bekleniyor.








SGK’dan 67 milyon aboneye çağrı




 ADnet Reklamları Reklam vermek için tıklayınız  



 

GÜNÜN HABERLERİ


FACEBOOK'TA PAYLAŞILANLAR tümü

FOTO GALERİ tümü
Ayşa'nın yeni hayatı Puan: İzlenme: 1518
Şeffaf defile Puan: İzlenme: 24055
Güneş tutulması görüntüleri Puan: İzlenme: 14728
Günün fotoğrafları Puan: İzlenme: 52987
kişisel

TWITTER'DA PAYLAŞILANLAR tümü