Arşiv: git
ara
Üye Girişi

Yazarlar

Adalete değil arkadaşlarımıza güveniyoruz

Ruşen Çakır - rcakir@gazetevatan.com
Ruşen Çakır
Odatv Davası’nı herhalde en iyi özetleyecek sözü dün Nedim Şener, dinleyiciler arasında gördüğü Uğur Dündar’a hitaben söyledi: “Tiyatroya hoşgeldiniz!”

Evet tam bir tiyatro söz konusu. Kimi zaman komedi, genellikle dram, hatta yer yer trajedi olarak adlandırılabilecek bir oyun söz konusu. Her ne kadar sanıkların dramı ya da trajedisi gibi gözükse de esas olarak Türkiye’deki hukuk sisteminin, buna bağlı olarak demokrasimizin içler acısı haline tanık oluyoruz bu davada.
Örneğin dün savunmalarını yapan 5 sanığın hiçbirini, evrensel ölçülerde hukuk devletinin varolduğu bir ülkede, böylesi bir iddianameyle, böylesi “deliller”le, böylesine abes “suçlamalar”la yargılayamazsınız. Hele yaklaşık 11 ay boyunca tutuklu kalmaları akıl alır gibi değil.
Baştan alalım: Kamuoyunun bu davada belki de en az tanıdığı iki ismin, bir genç akademsiyen ile bir akademisyen adayının, Coşkun Musluk ile Sait Çakır’ın savunmalarını dinledik. Kendilerinin de yer yer esprili bir şekilde vurguladıkları gibi, ikisinin de en büyük kabahatleri Prof. Yalçın Küçük ile “hoca-talebe” ilişkisi içinde olmaları. Prof. Küçük’ün her dönem böyle genç talebeleri olmuş ve bunların bir kısmı onun başına gelen adli koğuşturmalardan nasiplerini almışlardır. Fakat daha Prof. Küçük’ün neden yargılandığı, neden tutuklu olduğu soruları ortadayken, savunmalarında sık sık “ben aydın olmak istiyorum” türü naif sözler eden bu gençlerin 11 aya yakın süredir içerde tutuluyor olmalarını anlamak mümkün değil.

Ahmet beklediğimiz gibi

Ardından sıra Ahmet Şık’a geldi. Ne zamandır beklediği anın gelmiş olması nedeniyle başta çok heyecanlı olan Ahmet tam da kendisinden bekleneni yaptı: Yer yer duygu yüklü, kendi durumunu ikinci plana iten, basın ve ifade özgürlüğünü, demokrasiyi önceleyen siyasi bir savunma yaptı. Diğer bir deyişle, tarihte nice örneğini gördüğümüz gibi yargılanan değil yargılayan kişi oldu.

Hanefi Avcı’nın savunmasıysa daha çok teknikti. Yaptığını, Haliç’te Yaşayan Simonlar kitabını, kendi başına, kimsenin telkini ve müdahalesi olmadan yazmış olduğunu kanıtlamaya çalışmak olarak özetleyebiliriz. Kaldı ki onun gibi bir polis şefi, böylesi bir kitabı profesyonel yardım alarak yazdığı için değil, olsa olsa almadığı için suçlanabilir. Bunun tartışılacağı yerin de mahkeme salonları değil, gazete köşeleri ve tv ekranları olduğu da açıktır.

Nedim’in politizasyonu

Dün son olarak Nedim Şener’i izledik. Nedim’in konuşmasının başında KCK tutukluları Ragıp Zarakol ve Büşra Ersanlı ile Hopa Davası’ndan tutuklu gençlere selam yollaması son derece çarpıcıydı. Aklıma Ahmet ile Nedim’i kıyaslamış olduğum bir yazıda Ahmet ne kadar siyasetle ilgiliyse Nedim’in de o kadar siyasete mesafeli bir gazeteci olduğunu yazmış olduğum geldi. İşte dün, tutuklu geçen 300’ü aşkın günün Nedim’i olumlu anlamda ne derece politize etmiş olduğunu gördüm, gördük.

Nedim de savunmasının önemli bir bölümünde Avcı’nın kitabıyla bir ilgisi olmadığını kanıtlamaya çalıştı. İşin acısı, savcının Nedim’e yönelik suçlamaları, onun bazı meslektaşlarının köşe yazılarından aparmış olmasıydı.
Nedim’in artık yok olmaya yüz tutan mesleğini, gazeteciliği savunmasındaki kararlılık, onun olduğu kadar biz izleyenlerin de gözlerinin dolmasına neden oldu. Ama ne onun, ne Ahmet’in, ne Hanefi Avcı’nın, Coşkun Musluk ve Sait Çakır’ın, ne de onlardan önce savunmalarını yapan sanıkların, zaten ayakları üzerinde duramayan iddianameyi iyice çökertmiş olmaları, en azından şimdilik, bir şey değiştirmedi; mahmekeme tatliye taleplerinin tümünü reddetti.

Umudum, bugün karşınıza Ahmet ile Nedim’in tutukluluk günlerini saymayı kesmiş bir şekilde çıkmaktı. Yapacak bir şey yok, adalete değil arkadaşlarımıza güvenmeye devam edecek 23 Ocak sabahı yine Çağlayan’da İstanbul Adliyesi’nde olacağız.


SGK’dan 67 milyon aboneye çağrı




FACEBOOK YORUM      Facebook hesabınızla yorum yapın, daha hızlı onaylansın!


GİRİŞ YAPIN
  • Haberlere yorum yazabilmeniz için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
  • Eğer üyeyseniz, aşağıdaki formu kullanarak hemen giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz...
Şifremi unuttum


Daha önce üye olmadıysanız üye kayıt formu için tıklayın.
YORUMLAR      Toplam 9 yorum
Kamer BÜYÜKKAYA - (984 yorum)
İleri demokrasinin olmadığı fakat halkına değer veren iktidarlarda yargıya bu denli güvensizlik olsa hemen istifa ederler, ama maalesef bizde Recep Bey padişahlığında ileri demokrasi ve özgürlük var.
07.01.2012 10:39:37
5 kişi oyladı, sen de oyla   
1 1
alper  soylu - (560 yorum)
BU ÜLKEDE ADALET OLDUGUNA RTE VE TAYFASINDAN BASKA KIMSE INANMIYOR.
07.01.2012 10:22:02
12 kişi oyladı, sen de oyla   
2 2
Nalan Pektekin - (333 yorum)
bu davanın sloganı "kurtuluş yok tek başına,ya hep beraber ya hiç birimiz" dir.bu nedenle ŞIK'ın bireysel çıkışları şık değil!
07.01.2012 10:03:51
12 kişi oyladı, sen de oyla   
2 2
Mizir aslan - (3432 yorum)
Cok dogru bir beyanat vermisler bu tutuklu gazeteciler artik türkiyede güvenilecek bir yargi yokki yargiya güvensinler yargi dahi türkiyede amarikanin pelsilvanyadan yönetiliyor
07.01.2012 08:33:39
5 kişi oyladı, sen de oyla   
2 1
efe BİROL - (23785 yorum)
Sayın Ruşen Çakır.Tüyatroya hoş geldiniz sözünü doğru olarak buluyor ve yazıyorsunuz.Yetmez fakat evet diyenler bu günlerin sorumlusu.Yargıya karşı güven tartışma aşamasına geldi.Malum abd/Pensilvanya merkezli cemaat yandaşları son derece memnun.ABD vatandaşı yeşil kart sahibi,ağlayarak konuşan malum kişi memnun.
06.01.2012 20:18:54
96 kişi oyladı, sen de oyla   
2 10
Toplam 9 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız...
 ADnet Reklamları Reklam vermek için tıklayınız  

 

GÜNÜN HABERLERİ


FACEBOOK'TA PAYLAŞILANLAR tümü

FOTO GALERİ tümü
Olay yaratan karikatürler Puan: İzlenme: 2073
TFF binası kurşunlandı Puan: İzlenme: 588
Bu bakanı tanıdınız mı? Puan: İzlenme: 129099
Ayşa'nın yeni hayatı Puan: İzlenme: 16337
kişisel

TWITTER'DA PAYLAŞILANLAR tümü