Ben hangi millete aidim?
Zülfü Livaneli - zlivaneli@gazetevatan.com

Geçen gün yazdığım “Biz Manyaklar“ yazısı, bu konularda içi yanan pek çok kişinin dertleşme mesajı göndermesine sebep oldu. Çoğu “Biz de manyağız!“ anlamına gelen mesajlardı bunlar.
Ama içlerinde biri çok dikkatimi çekti. İzin almadığım için okurumun adını vermeden mesajın bir bölümünü paylaşıyorum sizlerle:
“5 dk. önce ailemle güzel bir sabah kahvaltısı yapıyordum... Kahvaltıdan önce de köşe yazarlarını okuyayım dedim... Önce birkaç yazı okuduktan sonra sıra sizdeydi... Son iki köşe yazınızı okudum... Ağaca taş atan çocuklardaki gözleminize bakış açınıza hayran kaldım, yalnız değilmişim dedim... Sonra kahvaltının tam ortasında sizin yazınızdan bahsettim... Öyle içeriğine falan bile giremedim... Direkt çift cepheden saldırı geldi... Z. Livaneli aşırı solcu... Sende sola kayma var... Devir kapitalizm devri... Paranın ne demek olduğunu öğreneceksin iş hayatına girdiğinde. Kalktım çayımı aldım bilgisayar başındayım şu an yazıyorum...
İyi de ben 24 yaşındayım ve biliyorum para ne demek. Liseden beri yazları kışları hep bir yerlerde çalışırım. Elektrik-elektronik mühendisliği okuyorum şu an, aile durumumuz kötüye gittiği için kazanmıştım. Daha ne istiyorlar benden bu insanlar... Okuyup sevdiğim bir şeyi paylaşmak istedim ne kapitalizm kaldı ne bişey... Ben sadece ağaçta kediye taş atan çocuklarla büyümüş ve aralarında hâlâ böyle kalabilmiş biriyim. Maskeli mi dolaşmak lazım? Bir şey söyle abim!!!”
***
İşte mesaj böyle, cevabım ise şu:
Ah ben sana ne söyleyeyim be abim? Cana saygıdan söz ediyorsun, kardeşlikten, barıştan, uyumdan, kibarlıktan, insanlıktan, kültürden söz açıyorsun “aşırı solcu“ diyorlar.
Bu söz de vatan hainliğiyle eş anlamlı.
Pazar günü TÜYAP’ta imza günüm vardı. Bir bey geldi. Serenad’ı imzalatırken “Size bir özür borcum var!“ dedi.
“Nedir?“ diye sordum.
“Ben sizi yıllarca vatan haini bir insan olarak gördüm. Bana böyle öğretildi. Sonra ne kadar yanıldığımı anladım. Kafamı taştan taşa vurdum ama geç oldu“ dedi.
Üzülmeyin, dedim. Bu ülkede insanın kendini anlatması çok zordur. Size bir etiket takarlar, ömür boyu ütünüze yapışır. Bu etiketi de genellikle; bir zanaat edinsin diye gazete matbaasına çırak verilen, oradan haber kadrosuna atlayan, sonra da gazeteci ve köşe yazarı olarak karşımıza çıkan zırcahiller yapıştırır. Nietzsche dersiniz, hümanizm dersiniz, Walter Benjamin dersiniz. Kendi lumpen kültürünü çok aştığı için hemen ‘komünist’ damgasını yapıştırır. Halka da öyle sunar.
***
Gerçekten de ben ömür boyu bu adamlardan çektim. Yalnız ben mi; bütün namuslu, yurtsever Türk aydınları çekti. Bu cahiller çok da uyanıktırlar aynı zamanda. Polisle arayı iyi tutmaya, avanta götürmeye, onun bunun kuyusunu kazmaya pek meraklıdırlar.
Ne yazık ki ‘aslanı tilkiye boğduran Türkiye’ Nâzım’dan, Sabahattin Ali’ye kadar birçok değerli evladını bu çakal sürüsüne kurban vermiştir.
Böyleleri bugün de var.
Yazılarını okuyorum. Her cümlelerinden fırlamalık, hırtlık, lumpenlik fışkırıyor. Sağın en koyu fanatizminden geldikleri halde, bugün rüzgârlar başka yönden esiyor diye “sol, Atatürkçü, laik“ pazara tezgâh açıyorlar. Bu yüzden üzülme kardeşim. Senin ailen de bu kara cehaletin iftiralarının etkisinde kalmış.
Zaten ben artık “milletim“ olarak, kitap imza günlerinde, okumalarda, konserlerde gördüklerime benzeyenleri kabul ediyorum.
Yani daha medeni, daha dürüst, daha kibar, daha temiz, doğaya ve cana saygılı insanların oluşturduğu bir Türkiye’yi özleyen millet, benim milletim.
Kadın döven, eşini bıçaklayanların, kurban bayramlarında kaçmasın diye hayvanların önce ayaklarını kırıp sonra kör bıçakla kesen sadistlerin, maçlarda döner bıçağıyla adam öldürenlerin, 13 yaşında kızın ırzına geçenlerin, seçim sandıklarından oy çalanların, hayatını hırsızlığa uğursuzluğa adamış olanların, sadece cahil kompleksleri yüzünden namuslu aydınlara kan kusturanların oluşturduğu ‘kara kalabalık’tan nefret ediyorum.
Onlar benim milletim değil. Onlar “örgütlü cehalet ve kötülük kırması“
Ben kentli-köylü, doğulu-batılı diye hiçbir ayrım yapmadan; bu ülkenin, temiz, iyi niyetli, dürüst, medeni insanlarını seviyorum.
Ben o millete aidim.
SGK’dan 67 milyon aboneye çağrı