Cuma akşamı yağmur altındaki büyük İstanbul trafiğini aşıp şehrin bir ucundan bir diğer ucuna ulaştığımda normalde sinir küpüne dönebilirdim... Ama şu televizyon sayesinde her gün birden fazla dramatik hikayenin sahibiyle tanışmaya başlayınca duygusal alışkanlıklarımda ciddi değişimler oldu...
“Nasılsınız?” diye sordu danışmanlık aldığım uzman kişi...
“Nasılım?” diye düşündüm...
Bugün nasılım? Çalışıyorum, arabamı kullanıyorum, İstanbul’da yaşıyorum, kendi kararlarımı kendim veriyorum, çok şükür sağlıklı ve hayattayım, kızım kucağımda, anlık derdim yazımı yetiştirmek ve ertesi gün çıkacak reytingi düşünmek... O halde “iyiyim ben”
“İyiyim” dedim. Gayet iyiyim....
Gönlümün düştüğünü sevebildim özgürce, kendi isteğimle evlendim, kendi rızamla ayrıldım... Kimse beni başlık parası için çocuk yaşta evlendirmedi. Berdel yapılmadı ya da... Okula gönderildim, okuma yazma öğrendim..
İyiyim, gayet iyiyim...
Siz de iyi olun...
Yazdıklarımı okuyabiliyorsanız, bir aşiretin boynu bükük marabası değilseniz, hayatınız kendi kontrolünüzdeyse siz de iyi olun..
İsmail, Sara ve Ahmet’in hikayesini okuyunca düşüneceksiniz zaten.. Acaba ben iyi miyim diyeceksiniz...
İşte size Urfa Siverek’ten bir berdel hikayesi...
Berdel nedir biliyor musunuz... Belki duydunuz, belki mağduru oldunuz, belki ilk defa okuyorsunuz... Bakın berdel şudur: Maddi olanaksızlıklar yüzünden başlık parası veremeyen iki ailenin kızları birbirine gelin edilir...
Ancak... Berdelin bir kuralı vardır. Çiftlerden birisi mutlu olmaz, ayrılmaya kalkarsa diğer çift mutlu olsa dahi anlaşmanın bozulmuş olması sebebiyle ayrılmaya mecburdur...
Dört kişinin hayatı bir evlilik yeminiyle birbirine bağlanır...
Urfa’nın Siverek ilçesine bağlı eski adıyla Arapdul yeni adıyla Dönemeç Köyü...

Yaklaşık 300 yıldır Arap kökenliler bu köyde yaşıyor... Köy oldukça geri kalmış. Toprağı olmayan köylüler kerpiç evlerin içinde hayvanlarla beraber kalıyorlar. Arkadaşlarım Habib Babar ve Evren’in getirdiği görüntüler ve haberler iç acıtıcıydı... Kışın sıcak oluyormuş bu evler ama zaten başka seçenekleri yok. Tuvaletleri dışarda. Su çıkmıyormuş bölgede. Her ailenin en az 7 çocuğu var... 11 hatta 15 çocuk yapan bile varmış... Çocuklar çok bakımsız ve sağlıksız görünüyor. Çoğu hasta... Köy halkı çok çetin koşullar altında yaşıyor...
Arkadaşlarım bölgede ziyaret ettikleri köylerde pek çok berdel evliliği duymuş. (Karacadağ da bunlardan biri) Mesela İsa ve Musa kardeşler. 25 yıl önce berdel usulü evleniyorlar. İsa’nın 9, Musa’nın 8 çocuğu var. Eşleri Leyla ve Emine de iki kız kardeş. Leyla ve Emine’nin abileri, Musa ve İsa’nın kız kardeşleri ile evleniyor. Karşılığında Emine ve Leyla da Musa ve İsa ile evleniyor. Yani karıları da kendileri de kardeş. Musa 46, İsa 44 yaşında.
Her ikisi de “Biz memnun değiliz berdel kötü” diyorlar.
Çiftler anlaşamıyormuş çünkü... İsa evleneceğini nişanlanmadan bir saat önce öğrenmiş. “Karımı sevmedim, sevmiyorum” diyor. “Berdel çok kötü bir şey. Buna aşiretler karar veriyor, bu, kanayan bir yaradır. Ben kızlarımı ne başlık parası, ne de berdelle veririm, sevdikleri ile evlensinler. Artık böyle şeyler kalksın, herkes sevdiği ile evlensin” diyor.
Bu arada kadınlar Türkçe konuşamıyor. hepsi Arapça konuşuyor. Kocaları tercüme yapıyor. Kadınlar da berdelin kötü olduğunu söylüyor. Musa karısını seviyor aşığım diyor, ama bu bir şans elbette.. “Kötü şans da olabilirdi” diyor. “İnsanların berdel yapmasının tek nedeni kimsenin toprağı yok, başlık parası veremediğimiz için berdel yapmak zorunda kalıyoruz” diyor.
30 bin lirası olmayan erkek evlenemiyorŞanlıurfa’da aşiretlerin kızlar için belirlediği başlık parası fiyatı bu yıl 30 bin TL.
17 bin lirası peşin, kalanı çeyiz alışverişinde harcanıyor.
Zaten o para çeyiz olarak erkeğe geri dönüyor. Yani bu
durumda da erkek olarak doğmak şans gibi duruyor...
Hayvancılık yapabilmek için de paraya ihtiyaç var...
Bir büyükbaş hayvan 4 ya da 5 bin lira civarındaymış...
Sabri-Meryem Özçelik çifti yıllar sonra imece başlıkla kurtuluyor...
Sabri’nin kız kardeşi ile Meryem’in abisi 2003 yılında evleniyorlar. Düğünden 6 yıl sonra Sabri’nin kız kardeşi evden sevdiğine kaçıyor. Berdelle yaptırıldığından Sabri’nin kardeşi kaçtığı için, damadın ailesi Meryem’i geri istiyor. Berdel bozuldu diyor. Karını geri alman için başlık parası ver diyorlar... O zaman 3 tane çocukları var.
Bütün köylü arasında para topluyor ve Sabri için bu parayı denkleştiriyorlar. Para denkleşince Sabri karısını geri alabiliyor. “Nikahlı karıma berdel bozulduğu için para ödedim. Berdel çok kötü bir şey. Biz anlaşıyoruz ama bu şans” diyor... Sabri Özçelik maddi olarak zor durumda ve karısı hasta, kalbinde sorun var, kadın hastalığı var. 4 çocukları var. Karısının tedavisini yaptıramıyor.
“Başlık parası yüzünden evlenemeyen çok kız var”İsmail ve Sara Eyim çifti stüdyoda... İsmail karısını önceden beri seviyormuş ama başlık parası bulamadığı için evlenememiş... Sara’yı tarlada çalışırken görmüş ama Sara’nın İsmail’den haberi yokmuş.. Güleç bir kadın Sara...
Bir çamaşır makinesi ve bir elektrik süpürgesinin hayalini kuruyor. Bir de yengesiyle abisinin kavga etmemesini istiyor... Hikayelerine dönersek... İsmail’in şansına Sara’nın abisi İsmail’in kız kardeşi ile evlenmek istiyor ve böylece Sara ve İsmail berdel olarak evlenebiliyorlar.
Şimdi çok mutlular. 5 yıllık evliler. Sara ikinci çocuğuna hamile ama İsmail’in hiç parası yok... ve okuma yazma bilmiyor. 12 ayda sadece 1 ay çalışıyor. Diğer aylarda boş... Tarlası, malı mülkü, hayvanı hiçbir şeyi yok... Tek şansının Sara olduğunu düşünüyor.
Sara da okuma yazma bilmiyor. 24 yaşına kadar başlık parası çıkarabilen olmadığı için evlenmeyi beklemiş. Köyde başlık parası yüzünden evlenemeyen çok kız olduğunu söylüyor...
İsmail ve ikisi mutlu olsalar da abisi ve yengesi kavga ettiklerinde yengesi babasının evine gittiği için o da baba evine dönem zorunda kalıyormuş. Çoluk çocuk perişan oluyor diyor.
Anlamakta güçlük çekiyorum. “Nasıl yani, abinin karısı babasının evine giderse sen de kendi babana mı gitmek zorundasın” diye soruyorum. “Evet, öyle. Ayrılırsa eğer ben de mutlu olsam da çocuklarımı kocama bırakıp babama dönmek zorundayım. Ya da başlık verecekler bana” diyor.
Görüntülerini izlediğimiz sabri ve meryem’in hikayesi de buydu işte... Abisinin mutluluğu çok önemli Sara için.
Onlar mutlu olursa Sara da olacak çünkü...
Bunları ben uydurmadımProgramdan iki gün sonra bir Urfalı gerçekleri yansıtmayan, külliyen yalan olduğunu iddia ettiği, Urfa insanını cahil ve kötü göstermek isteyen yanlı ve kasıtlı bir yayın yaptığıma dair kınama bildiriyor bir yerlere...
Yerden göğe kadar haklı tabii!!
Çünkü hakikaten saydığım bu isimleri, bu köyleri, bu başlık bedelini ben uydurdum...
Çünkü hakikaten ben yanlı ve kasıtlı bir Batılıyım...
Çünkü hakikaten ben deliyim ki herkesin şakır şukur göbek atarak üst basamaklarda yer aldığı bir televizyon sayılım sisteminin içinde riske girerek daha güzel bir Türkiye için bu konulardan bahsediyorum...
Haklısınız kardeşim. Türkiye’de böyle şeyler hiçbir zaman olmadı. Bu geçiş döneminde sizi ben geri bıraktırıyorum!!
Köyün en okumuşu da berdel kurbanıAhmet Çakal... Köyün tek lise mezunu... Stüdyodaki diğer konuğum olan Ahmet Çakal da berdelle evleniyor... Başlık parası toparlamak için İstanbul’a gelmiş ama başarılı olamamış... Sonra haber gelmiş köyden. Sana berdel yapacağız demişler. 3 tane çocuğu var, dördüncüsü yolda.
Karısı ve çocuğu kronik astım hastası... Çok mutlu bakmıyor dünyaya... Başlık parasının kaldırılması gerekiyor biz bu yüzden geldik bu stüdyoya diyor... Ahmet Arapça, Zazaca, Kürtçe ve Türkçe biliyor. İsmail de o da iyi bir iş hayalindeler. Mutlu değil berdel olduğu için... Aşirete boyun eğen halkın itiraz etmesinin güç olduğunu söylüyor.
Ama iki kız kardeşini başlık parası almadan ve berdel yapmadan evlendirmiş... “Bu bir başlangıç ama devamı böyle gelecek” diyor... Peki neden bu kadar çok çocuk yapıyorsunuz sorusunun yanıtı yok elbette... Evliliğin tek sebebi bu zaten. Çocuk sahibi olmak...
Programın sonunda bazı sözler veriyor, bazı sözler alıyoruz onlardan... Kızların okutulması meselesinden, okul ulaşım hakkına dek pek çok konuda dertlerini sıralıyorlar... Haklılar ve çok alacaklılar...