Arşiv: git
ara
Üye Girişi

Gündem

Paylaş Yorum Yaz Yazdır Favorim Yap
Normal Yazı Boyutu Orta Yazı Boyutu Büyük Yazı Boyutu
05.02.2012 21:35

Bu trenin hızına adalet bile yetişemedi!

Pamukova’da meydana gelen ve 41 kişinin yaşamını yitirdiği kaza sonrasında açılan kamu davası, 7.5 yıllık zaman aşımının dolması nedeniyle yarın görülecek duruşmada düşecek

Meltem GÜNAY İSTİHBARAT

Bu trenin hızına adalet bile yetişemedi! Sadece iki makinistin küçük cezalar aldığı davada, bilirkişinin yarı yarıya kusurlu bulduğu raylarla ilgili sorumluların soruşturulmasına izin verilmedi. Ölenler öldüğüyle kaldı

Pamukova’da 22 Teammuz 2004’te meydana gelen “hızlandırılmış” tren katasında 41 kişi yaşamını yitirirken 100’e yakın kişi de yaralanmıştı. Bilirkişi raporlarıyla facianın ardında eski raylarla yapılan hızlı tren denemesinin olduğu ortaya çıktı. Kazayla ilgili Sakarya 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldı.

Bilirkişi raporunda, birinci makinist 8’de 3, ikinci makinist 8’de 1 ve demiryolu 8’de 4 kusurlu bulundu. Tüm fatura makinistlere kesilirken, baş makinist Fikret Karabalut 5 ay, ikinci makinist Recep Sönmez ise 3 ay tutuklu kaldı. Ancak asıl kusurlunun kim olduğu bir türlü tespit edilemedi. Kazada yaşamını yitirenlerin avukatları kusurlu bulunan rayların yapımında ve kullanımında katkısı olan asıl suçluların bulunması için suç duyurusunda bulundu. Verilen soruşturma emri Danıştay tarafından iptal edildi. İkinci girişimde de mahkeme, Danıştay’ı örnek göstererek yeniden bir soruşturma yapılmasına izin vermedi.

Yargıtay 2 kez bozdu

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada ilk olarak 1 Şubat 2008’de 1. makinist Fikret Karabalut 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İkinci makinist Recep Sönmez’e ise 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Tren şefi Köksal Coşkun ise beraat etti. Dosya Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 2. Ceza Dairesi dosyadaki tebligat eksiklikleri nedeniyle kararı bozdu. Yerel mahkeme eksikleri giderdi ve yine aynı cezalar verildi. Yargıtay kararı tekrar bozdu.

Kaçarak kurtuldular

Yavaş işleyen adaletin sonuca götüremediği ‘hızlandırılmış’ tren kazası davasında 7.5 yıl geçti. Son duruşma 2 Aralık 2011’deydi. Duruşmaya TCDD avukatı katılmadı. 5 kişinin talimatla alınması gereken ifadelerinin de alınmaması nedeniyle dava 7 Şubat 2012’ye ertelendi. Bu tarih davanın zaman aşımı süresinin dolmasından tam iki hafta sonraydı. Kanunlara göre “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçunun zamanaşımı karşılığı 7.5 yıl. Davadaki zaman aşımı Ocak ayının son haftasında bittiği için, davanın bu duruşmasında sanık avukatları davanın zamanaşımından düşürülmesini talep edecek. Mahkeme de bu talebe uymak zorunda kalacak.

Suçun yarısının sahibi yok

Kazada yaşamını yitirenlerin avukatları ise duruma tepkili. Avukat Engin Baltacı şöyle konuştu: “Kusurlu kimdi? “Demiryolu” deniliyor ama raylar mı bunları denetlemeyenler mi bakımını yapmayanlar mı ya da kim? Bu belli değil. Bunun ortaya çıkmasını istedik. Sadece makinistler ceza aldı, kalan suçlular ise belirlenemedi . Ceza hukukunda mukadderat olmaz. Kusurun yarısı ortada kaldı. Bugün, Ulaştırma Bakanlığı ‘ben yazılı emir veriyorum soruşturma açıyorum’ dese bile dava zaman aşımına uğrayacak. En önemli nokta bu kazanın suçunun yarısı kimde bulunamadı. Demiryolları diye bir kusurlu ceza hukukunda olmaz. Bu şekilde bitecek. Adı konulamadı. Bence bu dosyanın en vahim tarafı da budur. Suçun yarısının sahibi yoktur.”

Zaman aşımı 15 yıl oldu ama 11 ayla kurtuldular

2005 yılında yürürlüğe giren yeni TCK’nın 66’ıncı maddesinde zaman aşımı kavramına da yenilik getirdi. Ölümle sonuçlanan kazalarda zamanaşımı süresi 15 yıla kadar çıkartıldı. Ancak kaza yeni yasanın yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştiği için, eski yasadaki 7.5 yıl maddesi uygulandı.

‘Kimse binmesin demişti’

Hızlandırılmış trenin faaliyete geçmesiyle birlikte TCDD yetkilileri başta olmak üzere tüm yetkililer ağız birliği etmişcesine ne kadar büyük bir işi başardıklarını anlatıyordu. Ancak tüm bu sözlerin arasında bir tek muhalif ses yükseliyordu. Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aydın Erel. Hızlı trenin güvenli olmadığını söylemekten dilinde tüy bitmişti her fırsatta “Ben o trene binmem. Kimse de binmesin. Hızlı tren seferden kaldırılmalı” diyordu.


‘Zaman aşımı olacağı belliydi!’

Faciada ölen 41 kişiden biri de İrem Candan’dı. Tıp Fakültesi öğrencisi olan İrem’in ölümü ailesini yıktı. 7 yıldır mahkemlerde kızlarını öldüren sorumluların hesap vermesi için mücadele eden aile umutsuz. Annesi Berrin Candan, “Bu bizim için süpriz bir karar değil. Zaten zamanaşımına soktukları uzun zamandır belliydi. AHİM’e gitme şansımız da yok artık. Hakikaten yazık diyecek bir şey bulamıyorum. Bu ülkede adalet mekanizması işlemiyor” diye isyan ediyor.

‘Kanser oldum’

İrem’in babası Alaattin Candan ise şunları söylüyor: “Kızımı kaybettikten sonra sağlımığımı yitirdim. Zaten şeker hastasıydım, tansiyon da çıktı. Sonra mesane kanseri oldum, böbreklerim iflas etti. Haftada 3 gün diyalize giriyorum. 7 Şubat’ta duruşma var. Öyle anlaşılıyor ki davayı kapatacaklar. Yeni getirilen düzenlemeyle 5 hakim AİHM’e gidip gitmeyeceğine karar verecekmiş. İnsan Hakları Mahkemesi’ne de gitmemizi engelleyecekler.”

Cennetten mektup yazmıştı!

İrem’in bir yakını onun ağzından şu satırlar yazmıştı:

“Ben İrem; hani şu 22 temmuz 2004’de saat 19. 43’de kitle cinayetine kurban giden. Neden? Niçin? Ben güzel bir yaz akşamı ölmek için mi dünyaya geldim? Ben 21 yıl boyunca yüreğimde yalnızca kocaman sevgiler büyüttüm. Bu sevgiler ki bana kardeşimi, annemi, babamı ve ailemi, doğayı kısaca bütün evreni sevmemi sağladı.

Başbakan evimize geldi toprağa ilk girdiğim gün. Nasıl sevinmiştim suçlular cezasını bulacak diye, çünkü anneme bir söz verdi “bilirkişi raporları açıklansın çaresine bakacağız. Yargısız infaz yapamam, eğer yaparsam, her kazada bakan istifa ederse, bakan kalmaz” dedi. İnandım ve sevindim. Çünkü o Allah’a yakın bir insandı. Allah’a yakın insanlar verdikleri sözü tutarlar, en yakın dava arkadaşları bile olsa, suçu işleyen hakkında derhal gereğini yaparlar diye düşündüm. Aldandım. . . . Aynı Başbakan gazetecilere aynı olay için “böyle boş gündem yaratmayın” diye çıkıştı. Ben Genetik Master’ı yapmak isteyen, Fakültede 3. yılım olmasına rağmen, Çapa Tıp’ta 4 yıl staj yapan, ülkemin neresi olursa olsun özellikle Doğu’da görev almak isteyen, yüreği meslek aşkıyla çarpan pırıl pırıl bir genç kızdım. Benim yaşam hakkımı hızlandırılmış trenle bitirdiler.”

SGK’dan 67 milyon aboneye çağrı




FACEBOOK YORUM      Facebook hesabınızla yorum yapın, daha hızlı onaylansın!


GİRİŞ YAPIN
  • Haberlere yorum yazabilmeniz için sitemize üye olmanız gerekmektedir.
  • Eğer üyeyseniz, aşağıdaki formu kullanarak hemen giriş yapabilir ve yorum yazabilirsiniz...
Şifremi unuttum


Daha önce üye olmadıysanız üye kayıt formu için tıklayın.
YORUMLAR      Toplam 21 yorum
mustafa begeç - (692 yorum)
tekrar ediyorum. tükiyede bir zaman aşımı kurulu (ZAK)oluşturulsun.
06.02.2012 12:18:02
İlk oylayan sen ol!   
0 0
ziya yalcin - (1839 yorum)
Hizli tren karari,siyasal bir karardi. Zira ne raylar sürat icin elverisli hale getirilmis nede sürat denemesi esnasinda vuku bulmasi ihtimal dahilinde olan kaza icin gerekli tertibat alinmisti.Karari ve ren bakan,hicbir mesuliyeti yokmus gibi kameralar önünde siritarak poz veriyor.
06.02.2012 12:11:20
10 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
ekrem eren - (1175 yorum)
suçlu olan dönemim bakanı ve bürokratlarıdır.ama adaletin gözü bağlı ve elinde terazi olmasından görmüyor göremiyor.malüm terazinin anlamı gücün veya paran kadar adalet anlamındadır.gözün kapalı olmasıda gerçeği görmesine gerek yokdur anlamını taşır.
06.02.2012 12:04:37
1 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
emrullah bozlak - (197 yorum)
Ne yazacağımı şaşırmış durumdayım. Böyle adaletsizlik olabilir mi? Bir sürü insan öldü, bir sürü maddi kayıp oldu, basın günlerce tartıştı... Sonra, zaman aşımından davanın düşmesine... 7,5 yılda bir dava sonuçlanamıyorsa vay bü ülkenin haline. Sayın devlet büyükleri, yorumuzun bedir bu konuda? "İlahi adalet tecelli etti" mi diyeceksiniz? Yad
06.02.2012 12:03:31
2 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
serdar kubilay - (4554 yorum)
Japonyada,bir deprem felaketinde yıkılan köprüde bir kaç kişi hayatını kaybedince,Bakan istifa etmişti.O köprüyü yapan sorumlu Mühendiste,istifa etmekle yetinmeyip,intihar etmişti.Ben nerde yanlışlık yaptım diye.
06.02.2012 11:47:14
7 kişi oyladı, sen de oyla   
0 0
Toplam 21 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız...
 ADnet Reklamları Reklam vermek için tıklayınız  

 

GÜNÜN HABERLERİ


FACEBOOK'TA PAYLAŞILANLAR tümü

FOTO GALERİ tümü
Victoria Şelalesi Puan: İzlenme: 15857
Sarafsa Puan: İzlenme: 11977
İstanbul'da fuhuş baskını Puan: İzlenme: 20671
Geleceğin evleri Puan: İzlenme: 4705
kişisel

TWITTER'DA PAYLAŞILANLAR tümü