Küçült Büyüt

Facebook'ta Gazetevatan'ın hayranı ol!..
Ekonomi
 «Önceki Haber 18.09.2008 Perşembe - 11:23 Sonraki Haber»
Türkiye bu krizi fırsata çevirmeli
 Türkiye bu krizi fırsata çevirmeli


Türkiye Bankalar
Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Türkiye'nin ABD'de yaşanan krizi
mutlaka ciddiyetle ele alması, önlemler ve alınması gereken dersler olduğu
bilinciyle "tez elden" gereğini değerlendirmesi gerektiğini bildirdi.

Özince, ABD'deki finansal krize ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada,
dünyada finans sektörünün kurallarının, arzu edilen şeffaflıkta ve sağlıklılıkta
bir finans endüstrisi sağlayamadığını ifade etti.

2001'de Türk ekonomisinin ekonomik programının çöküşünden sonra ortaya
çıkan sıkıntının bir tek Türkiye'ye ait olduğu düşüncesinin hakim olduğuna
değinen Özince, "O zaman 'biz kötü yönettik ondan oldu' diye düşünmüştük. Ve
nihayet bizim ülkemize özel kaldı. En küçük bankanın sorunlarını karşılayacak
külfetlere girildi. Biz bunu çözdük. 1992 yılında yaşanan krizde de yine Türkiye
Cumhuriyeti devleti özel müesseseleri dahi soruna çözüm bulmuştu" şeklinde
konuştu.

ABD merkezli krize muhakkak uluslararası yaklaşımlarla ulusal çözümler
bulunması, bunun bütün dünyaya sirayet etmesi, sistemik riskleri artırır bir
şekle bürünmemesinin sağlanması gerektiğine dikkati çeken Özince, özellikle
Türkiye ve benzeri ülkelerin etkilenmemesi için başta ABD olmak üzere, bu konunun
bütün detayıyla teşhisi ve çözümlerinin ilgili ülkeler tarafından üstlenilmesinin
şart olduğunu söyledi.

"DEVLET OLARAK DA TALEPKAR OLMALIYIZ"

Ersin Özince, "Bunun yayılma eğilimlerini de mutlaka önlemeye çalışmaları
lazım. Yoksa, 'her ülke kendisi sorununu çözümlesin' diye düşünmek, özellikle
dünyanın imkanları dar ve gelişme ihtiyacında olan bölümlerini daha olumsuz
etkileyecektir. Dolayısıyla dünya ekonomisine yön veren, dünya finansal
piyasalarına yön veren ülkeler bunun bilincinde ve sorumluluğundalar. Biz de bu
konuda talepkar olmalıyız, devlet olarak da talepkar olmalıyız kanaatindeyim"
görüşünü dile getirdi.

Global krizde sona yaklaşılmadığının altını çizen Özince, bu konuda yorum
yapabilmek için şeffaf bir şekilde sorunun ne olduğunun anlaşılması, buradan
anlaşılması da mümkün olmayacağı için o ülkelerin devletleri veya bağımsız
otoritelerinin durumu anlatması gerektiğini kaydetti.

Yaşanan krizin en önemli boyutunun itibar yönünde olduğunu ve bunun da
giderek sistemik bir risk halini aldığını belirten Özince, "Bunun, bugüne kadar
izlenen yaklaşımlarla kolaylıkla ortadan kalkabileceğini düşünmüyorum. Bunun
ortadan kalktığına inanabilmemiz için kredibilite problemleri ortadan
kalkmalıdır. Nasıl ortadan kalkar? O ülkelerin bankacılık otoriteleri
'denetledik, bizim kuruluşlarımız son derece sağlamdır, reytingleri yeniden elden
geçirilmiştir' derlerse ortadan kalkar" diye konuştu.

Özince, böyle bir ortamda reyting müessesesinin çok büyük yara aldığını,
bu nedenle reyting müesseselerinin kendi durumunu, ayrıca otoritelerin de bu
müesseseleri gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.

"EN AZ ETKİLENEN SEKTÖRLERDEN BİRİ BANKACILIK OLACAKTIR"

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Özince, krizin Türkiye'ye yansımaları ve
yapılması gerekenlerle ilgili de şu görüşleri aktardı:
"Sadece hükümetimiz, devletimiz değil biz Türk vatandaşları, hepimiz
gündemimizi daha gerçekçi bir tavırla saptamalıyız. Sadece politik konulardaki
çekişmeler değil, sosyal konulardaki çekişmeleri de bir kenara bırakmalıyız.

Türkiye'yi nasıl çağdaş bir ülke yapacağız, çok fazla adette yaptığımıza
inandığım çocuklarımıza nasıl daha iyi bir Türkiye bırakacağız bunu tartışmamız
lazım. Sosyal konuları ihmal edelim, siyasi konuları tartışmayalım demiyorum. Bir
insan hem sosyal hayatını hem de ekonomik hayatını yürütebilmelidir. Ekonomik
hayatını yürütemeyen sosyal hayatını da yürütemez.

Ekonomik konular tabii ki gündemde en önde olmalıdır. Ekonomik konuda
bırakın iyi olmayı, gelecekte dünya rekabetinde çok ciddi şekilde geri düşeriz.

Ben Türkiye'nin maalesef global yarışta gerilemekte olduğu kanaatindeyim.

Bunların bir kısmı bizim elimizde olmayan unsurlardan ortaya çıkıyor. Bunu da
kabul ediyorum. Fakat yine de elimizden gelenin en iyisini yapmıyoruz
düşüncesindeyim. Bunları olumlu değerlendirmeler olarak dikkate almakta yarar
var. Gündemi ekonomiye kaydırmakta ekonomi yönetimine de, hükümetimize de en
başta görev düşüyor. Ancak bütün kuruluşlar, bankacılığımız da, basınımız da,
vatandaşlarımız da hepimiz bunun bilincinde olmalıyız. Bu kriz mutlaka ciddiyetle
ele alınmalı ve Türkiye Cumhuriyeti de mutlaka krizle ilgili alması gereken
dersler ve önlemler olduğu bilinciyle tez elden gereğini değerlendirmeli.

Türkiye'nin elini çabuk tutması, böyle bir durumu fırsata çevirecektir. Aksi
takdirde birtakım önceliği olmayan konularla uğraşırken, tam ifadesiyle dimyata
pirince giderken evdeki bulgurdan da olacak şekilde olumsuz etkilenmemiz mevzu
bahis olacak."
Ersin Özince, "Türkiye böyle bir işten hiç etkilenmeyecek" düşüncesinin
doğru olmadığına işaret ederek, "Burada en az etkilenen sektörlerden biri
bankacılık olacaktır. Eğer gereğini yapmazsak reel sektörün, özellikle üretimin,
ciddi altyapı projelerinin, Borsanın daha kötü etkilenmesi söz konusu olabilir"
dedi.

"TÜRK BANKALARI YUMURTALARI AYNI SEPETE KOYMAZ"

Türk bankalarının yurt dışında yabancı bankalara dolar satması konusuyla
ilgili de Özince, şunları kaydetti:
"Maalesef Türk bankalarının yabancı bankalara döviz kaynaklarını depo
etmesi öteden beri mevzu bahis olan bir konu. Çünkü ülkenin reel sektörü yurt
dışından bu kadar borç alırken, Türk bankaları Türkiye'de döviz kredisi verme
mevzuatının kısıtlılığı nedeniyle fonlarının önemli bir bölümünü yurt dışı
bankalara yatırırlar. Bir kere işin birinci trajikomik tarafı budur. Diğer
taraftan sektörümüzün geneli itibariyle Türk bankalarının yurt dışı bankalara
mevduat yapıyor olması, bir güç değil bence zaafiyet ifadesi. Aynen 2001 krizinde
olduğu gibi likiditesini halledemeyen, likidite problemini çözemeyen
müesseselerin faize 12 de verdiği, 12 bin de verdiği olur. Bizim ülkemizde de bu
olmuştu. Böyle dönemlerde fırsatlarla riskler karşılıklıdır. Burada yatırılan
paraları benim kanımca çok dikkatle değerlendirmek gerekir. Yoksa problemler de
ortaya çıkabilir."
Özince, bu açıdan Türk bankalarında endişe edecek durum olmadığını
vurgulayarak, "Türk bankaları yabancı bankalara para yatırıyor, bu paralardan
dolayı yarın dara düşerler" değerlendirmesinin yersiz olduğunu ifade etti.

Özince, "Çünkü bankalar risk yönetimi prensipleri doğrultusunda hiçbir zaman
paralarını aynı bankaya yatırmazlar. Bir bankayla çalışma limitleri zaten
bellidir. Yumurtaları aynı sepete koymazlar. Ayrıca BDDK bu konuları yakından
izliyor, izler. Ama dikkatli olmak lazım. Ufak dahi olsa sorunlarla karşılaşmak
hoş değil" şeklinde konuştu.

"BÜYÜME YAVAŞLASA DA DAHA SAĞLIKLI PİYASA OLMAYA DEVAM EDECEK"

Krizin, Türkiye'yi her yönden etkileyeceği için bankacılık sektörünü de
etkilemesinin doğal olduğuna dikkati çeken Özince, ancak göreceli olarak bundan
az etkilenecek sektörün oldukça iyi yapılandırıldığını, iyi risk yöneten,
yumurtaları katiyen aynı sepete koymayan bir davranış içinde olduğunu ifade
etti.

Ekonominin genelinde etkilenmenin ise kaçınılmaz olacağının altını çizen
Özince, Türkiye'nin özellikle dış ticaret yaptığı ülkelerin önemlilerindeki
sıkıntı göz önünde bulundurulduğunda bunun Türkiye'nin dış ticaretini, büyümeyi,
dolayısıyla bankacılık sektöründeki gelişmeyi de olumsuz etkileyebileceğini
belirtti.

Ersin Özince, "Ümit ederiz bütün bu olumsuz düşüncelerim yanlış çıkar.

Ama Türk bankacılık sektörü büyümesi yavaşlasa da gelişmiş ülkelerin hemen
hepsinden daha sağlıklı ve daha verimli bankacılık yapılan bir piyasa olmaya
devam edecek. Bankacılık sektörü sağlıklılığından bir şey yitirmeyecek" dedi.

Yurt dışında bankacılık sektöründeki istihdam daralmasına ilişkin de
Özince, "Yurt dışında işsiz kalmış bankacıları görüyorsunuz. O bankaların bizim
gibi ülkelerle yaptıkları işler de daralırsa, varsa bizde temsilcilikleri,
muhakkak yansımaları ufak tefek şeyler olabilir. Ama Türk bankacılık sektöründe
istihdamın azalması, sektörün küçülmesi gibi bir şey asla söz konusu olmayacak.

Ben kendi bankam özelinde dahil hiçbir şekilde böyle bir durumu öngörmüyorum"
diye konuştu.




        

 Gazetevatan.com Servisleri
Sitene Ekle Alexa Toolbar
XML/RSS WAP/PDA
 Haberi Paylaş
Google Yahoo Paylaş
Del.icio.us Digg StumbleUpon




 ADnet Reklam