| İclal Aydın |
| Yazara ulaşmak için : iaydin@gazetevatan.com |
 “Devrim ve Tecrübe” Bu film bizim için önemli
 Bu yüzden geçen haftanın dört yazısında coşku ve ısrarla Devrim Arabaları’ndan bahsettim. Bu denli riskli bir tekrarı bir de “Babam ve Oğlum” için yapmıştım. Çünkü o filmi de herkes görsün istemiştim. Onu da en az bu film kadar “bizim” hissetmiştim.
İyi bir evlat yetiştirme telaşında, çocuğuyla gurur duyma isteğinde olan anneler, gerçek kahramanlar arayan çocuklar görmeli bu filmi...
Kendisine, yakın çevresine, içinde yaşadığı topluma şüpheyle bakan, bir inanç büyütmekte güçlük çeken öğrenciler, çalışanlarının desteğine bugünlerde her zamankinden çok ihtiyaç duyan iş adamları, yarınından şüpheli çalışanlar, önemsenmediğine inanmış işçiler, olumsuzluğu iş prensibi edinen maaşlı yöneticiler, kimden yana oldukları önemli değil, tüm siyasetçiler; sinemaya heveslenenler, oyuncular, yola çıkmak isteyenler, yeniden başlamaktan ürkmeyenler, hâlâ gözleri yaşarabilenler, içten kahkaha atabilenler, sabırlılar, sabırsızlar, karı kocalar, bir şeye inanmanın güzel tadını bilenler...
Herkes seyretmeli.
*** Türkiye’nin ilk yerli arabalarının öyküsü, gün yüzüne usta gazeteci Aydın Engin’in yazı dizisi olarak çıkmış önce. Yazdığı iki oyunda rol aldığım hatta asistanlığını yaptığım, yol göstericim “Aydın abi”nin güçlü gazeteciliğinin çok öncesinde yazdığı tiyatro oyunları zaten yazı dizilerinin neden bu kadar sinemaya yakın durduğunu açıklar sanıyorum.
O yazı dizisi yönetmen Tolga Örnek’in dikkatini çekmiş ve böylelikle Türkiye’nin ilk yerli arabaları Devrim ve Tecrübe’nin sinema macerası başlamış.
Türkiye’nin azimli ve çalışkan mühendislerine izlemeye doyulmaz oyunculuklarıyla Türkiye’nin muhteşem aktörleri Taner Birsel, Selçuk Yöntem, Halit Ergenç, Onur Ünsal, Serhat Tutumluer, Altan Gördüm, Ali Düşenkalkar öyle bir hayat vermişler ki gözyaşı dökmeden, hayranlık duymadan izlemek olanaksız...
*** Filmi ilk izlediğimde sonunu bildiğim bir hikâyeye nasıl olup da bu kadar ağladığıma şaşırdım. “Belki” dedim “bugün kötü bir gün, belki ben çok bıktım Türkiye’nin bu daima olumsuz insanlarından, heves yıkıcılarından, güç kırıcılarından... Belki çok ihtiyacım vardı Gündüz Bey gibi, Latif Bey gibi, Uğur Bey gibi adamların varlığına, mucizelerin gerçekliğine inanmaya...” Sonra bir daha izledim.
Tolga Örnek’in imrendiren yönetmenliği, sanat grubunun şahane çalışması, Demir Demirkan’ın ödüllü müziği, oyuncuların dudak ısırtan performansı ve nihayetinde film neden Kanada, Monaco, Ankara film festivallerinde bu kadar kıymet gördü, SİYAD, Yeşilçam ödüllerinde bu kadar çok dalda aday gösterildi ve Sadri Alışık En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü erkek oyuncuların tamamı birden aldı izlediğinizde anlayacaksınız...
*** Yönetmen Tolga Örnek, bu filmin bir dostluk ve dayanışma öyküsü, birbirlerine inanan insanların ve onlara destek olan eşlerinin mücadelelerini yansıtan bir yapım olduğunu söylüyor... Filmin kahramanları Gündüz Bey (Taner Birsel) ve eşinde (Vahide Gördüm) Tolga Örnek ile eşinin, güzel ve akıllı arkadaşım sevgili Pemra Örnek’in çok sevdiğim, çok hayranlık duyduğum şahane dayanışmasını gördüğümü düşündüm... Bu film tıpkı o arabaların yapımı gibi bir mücadelenin ürünü. Tolga’nın bu cesur senaryoyla kadın-erkek herkese ulaşabilmesi bir “devrim” sayılacak... Ve bu “tecrübe” umarım diğerlerini de yola çıkaracak. Seyretmediyseniz ve yine seyretmezseniz çok şey kaçırırsınız... |