 |
Ergenekon davasında Uğur savunmasına başladı
Müebbet hapis istemiyle yargılanan Uğur, asker olduğunu hatırlatarak, “Biz her şeyi emirle yaparız” dedi
Birleştirilen ikinci ve üçüncü iddianamelerin özetlerinin okunmasından sonra tutuklu sanıkların ifadelerinin alınmasına başlandı. Savunmasını yapan emekli Albay Hasan Atilla Uğur’a destek vermek amacıyla, Şehit Aileleri Derneği’nin bazı üyeleri duruşmayı izlemeye geldi.
İki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan emekli Albay Hasan Atilla Uğur, savunmasını powerpoint sunumuyla yaptı.
PKK’ya karşı verdiği mücadeleyi anlatan Uğur, örgütün kurmayı düşündüğü sözde GAP eyaletini bu mücadele sonunda lağvetmek zorunda kaldığını belirtti. Uğur sorgusunda özetle şunları söyledi:
DEŞİFRE OLDUM: Şubat 1999’da terörist başının sorgulanması görevini devlet bana ve arkadaşlarıma verdi. Bundan büyük bir onur duydum. Bölücübaşı Abdullah Öcalan kendisini sorgulayan komutanın kim olduğunu öğrenmek için avukatlarına defalarca talimat verdi. Ergenekon Soruşturması’na kadar 10 yıl boyunca devlet ismimi gizli tuttu. Ergenekon Soruşturması’nda gözaltına alındıktan sonra tamamen deşifre oldum. Bu konuyu sorgu sırasında mahkeme heyetinde yer alan Hakim Sedat Sami Haşıoğlu’na da söyledim. Deşifre olduktan sonra eşim ve çocuklarım defalarca tehdit aldı.
SPAGETTİ DELİL OLDU: Kapalı konuşmak yıllarca bulunduğum hizmetlerden dolayı beynime işlemiş. Kendi eşimle ve çocuklarımla bile böyle görüşüyorum. Kendisi de rakip firma ve devletlere karşı, telefon görüşmelerine ve gidip geldiği yerlere dikkat eden bir insandır. Devletin birçok üst düzey yöneticisinin bile dinlenmekten, takip edilmekten endişe ederek önlem aldığı bir ortamda Göktuna’nın da görüşmelerine dikkat etmesinden daha doğal ne olabilir. Örneğin telefonda (spagetti) demişim, hemen üstüne atlamışlar örgütsel delil diye. Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın açtığı uydu projesi ihalesi ile ilgili İtalyan Tele Spazio firmasından bahsediyorum. Bunun neresi örgütsel delildir?
BİR DAHA GÖRÜŞME: 2004 yılı Mart ayında jandarma Genel Komutanı Ankara dışındayken Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Hakkı Kılınç’ın, ’Genelkurmay Başkanı gelmenizi emretti’ talimatı üzerine İstihbarat Başkanı Tuğgeneral Levent Ersöz ile Orgeneral Hilmi Özkök’ün yanına gittik. Yalnız yaptığımız görüşmede Özkök, bana, ’Sen geleceği olan bir albaysın, neden başkomutanın, yani benim aleyhimde yazı yazan gazeteci ile görüşüyorsun’ dedi. Ben de kendisine ’Komutanım ben istihbarat başkanlığında çalışan istihbarat görevlisi bir subay olarak bana görüşmem emredilen kişilerle görüşüyorum, verilen emirleri yorumlama gibi bir konumum yoktur’ dedim. Bana, gazeteci Mustafa Balbay’a çok kızdığını, bir daha kendisi ile görüşmemi istemediğini söyledi.
|