Görevi devralan İlker Başbuğ bir ilke daha imza atıyor...
Ferit ASLAN- Muharrem KONTAZ/DİYARBAKIR, (DHA)
dün sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile yaptıkları görüşmede kendilerine aktarılan görüş ve önerileri, hükümete ve gerekli kurumlara bildireceklerini, Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da gündeme getireceklerini söyledi. Terörle mücadelenin süresini kısaltmak için güvenlik boyutunun yanı sıra diğer boyutlarının da eşzamanlı götürülerek topyekün mücadele gerektiğini belirten Orgeneral Başbuğ, "Önemli olan, devlet olarak tüm kuruluşlarıyla, kırılma noktasına giden bölücü terör örgütüne daha ağır darbeyi vurmak için elbirliğiyle halkımızla, sivil toplum örgütüyle omuz omuza bu mücadeleyi götürmek zor değildir" dedi. Güvenliğin mali kaynakla ölçülelemeyeceğini söylerken "Güvenlik için harcanacaksa harcanacaktır" diyen Ongerela Başbuğ, Diyarbakır'ın önemine vurgu yaparken de "Diyarbakır bizim için çok önemli. Ümit ediyorum alınacak tedbirlerle Diyarbakır'ın ekonomik ve sosyo-kültürel olarak layık olduğu yere gelecektir" dedi.
Orgeneral İlker Başbuğ ve kuvvet komutanları, geceyi Diyarbakır'daki 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı'nda geçirdi. Orgeneral Başbuğ, bugün 2'nci Hava Kuvvet Komutanlığı Terminal Komutanlığı'nda yanında Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık, 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Necdet Özel'in katıldığı bir basın toplantısı düzenledi.
TERÖRLE TOPYEKÜN MÜCADELE EDİLMELİ
Orgeneral Başbuğ, göreve geldikten sonra ilk gezilerini 2'nci Ordu Komutanlığı bölgesine yaptıklarını hatırlatarak, "2'nci Ordu sorumluluk bölgesinde yürütülmekte olan bölücü terör örgtüyle mücadele ve sorumluluk sahası anlamında, bizim için çok önemlidir" dedi.

Bölgede iki gündür incelemelerini sürdürdüklerini belirten Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:
"Daha önce çeşitli vesilerle ifade ettiğimiz gibi Türkiye, 1984 yılından beri yani 24 yıldır bu bölücü, kanlı terör örgütüne karşı mücadeleye devam ediyor. Hatırlayacaksınız geçen haftalarda da gündeme getirmiştim. Terörle mücadelenin iki ayağı vardır. Terörle mücadele ile Türk Silahlı Kuvvetleri, güvenlik güçleri silahlı mücadelesini sürdürmektedir. Bunun yanısıra başta sivil toplum, kurum ve kuruluşlarının da dahil olduğu devletin topyekün yürüttüğü bir mücadele daha vardır. Olayın güvenlik boyutunun yanısıra, ekonomik, sosyal, kültürel, psikolojik ve uluslararası ilişkiler anlamındaki boyutu vardır. Güvenlik alanı güvenlik güçlerine ait bir alandır. Terörle mücadelenin süresini kısaltmak istiyorsak, güvenlik boyutunun yanısıra, diğer boyutları ile aynı zamanda ve eş zamanla mücadele yürütülmelidir."
DİYARBAKIR GÖRÜŞLERİNİ MGK'DA GÜNDEME GETİRECEĞİZ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, sivil toplum kuruluşlarının terörle mücadelede yer almasını istemenin doğrudan kendilerini ilgilendirmediğini ancak, bu alanda elde edilecek olan başarı ile terörle mücadelenin süresinin kısaltılacağını ifade etti.
Orgeneral Başbuğ, Diyarbakır'da görüştükleri sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin görüş ve önerilerini ilgili kurumlara ve hükümete bildireceklerini de belirterek, konuyu Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da gündeme getireceklerini söyledi.
GENÇ NÜFUSU NİTELİKLİ HALE GETİRİLMELİ
Orgeneral Başbuğ, Diyarbakır'ın kendileri için çok önemli olduğunu vurgularken sözlerini şöyle sürdürdü:
"Diyarbakır bölgenin en önemli kentidir. Bunun için, kentin içinde bulunduğu sorunların çözümünde katkımız olursa büyük mutluluk duyarız. Dün toplantıda bize aktırılan bazı önemli konular vardı. Nüfusun yüzde 64'ü, 24 yaşın altındadır. Bunları eğitebilirsek, yarınlarımız çok parlak olacaktır. Başarısız olursak, terörle mücadele konusunda bazı sıkıntılar doğuracaktır. Özellikle bölücü terör örgütü için 14-18 yaş grubu çok önemli bir yer teşkil ediyor. Devletin aldığı önlemlerle bu gençleri nitelikle bir noktaya getirirsek, bölücü terör örgütünü etkisiz hale getirme de önemli yol almış olacağız. Diğer bir nokta genç kızların ve kadınlarımızın durumudur. Bunların eğitim sorunu ve aktif hayatta yer almaları diğer bölgelere göre azdır. Bir de GAP Eylem Planı'nın çok önemli olduğu bize vurgulandı. Uygulamanın ve yatırımların devam etmesi konusunda ümitliyiz."
GÜVENLİK, MALİ KAYNAKLARLA ÖLÇÜLEMEZ
Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin 24 yıldır süren terörden çok çektiğini, 30- 35 bin insanını kaybettiğini ifade ederek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bunun 6 bin 500'ü güvenlik güçleri ve 5 bin 600'ü vatandaştır. 35 bine yakın insan kaybımız var. Terörün bölgeye, Türkiye'ye yarattığı ekonomik zarar ise apaçık ortada. Bir ülkenin güvenliği mali kaynaklarla ölçülemez. Güvenlik için harcanacaksa harcanacaktır. Önce güvenliği önemlidir. Terör olayı, bölücü terör örgütü Türkiye'nin başına bela olmasaydı bu kaynaklar bu bölgeye harcanacaktı. 100 milyarlarca kaynaktan bahsediyoruz. Bu da çok önemli. Biz, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bu Türkiye'nin başındaki bölücü terör belasının etkinliğini mümkün olduğu kadar kısa sürede sonlanmasını amaçlıyoruz. Amacımız bu. Türkiye bu terörle mücadelede önemli mesafeler aldı. 1990'lı yılları hatırlayın. Güvenlik durumunu hatırlayın, bugünkü durumu hatırlayın. 1990'lı yıllarda deseydik güvenlik böyle olacak belki inanmayacaktınız. Buraya nasıl geldik, 6 bine yakın şehidimiz var, mücadele kolay değil."
TERÖR ÖRGÜTÜ KIRILMA NOKTASINA GİDİYOR
Orgeneral Başbuğ, bugün gelinen noktada terör örgütünün kırılma noktasına doğru kaydığını belirterek, "Önemli olan, devlet olarak tüm kuruluşlarıyla kırılma noktasına giden bölücü terör örgütüne daha ağır darbeyi vurmak için elbirliğiyle halkımızla, sivil toplum örgütüyle omuz omuza bu mücadeleyi, daha artan mücadeleyle götürmek zor değildir" dedi.
Güvenlik alanındaki mücadelenin güvenlik kuvvetlerine ait bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Orgeneral Başbuğ, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güvenlik kuvvetlerimiz artan kararlılıkla bölücü terör örgütüne karşı mücadelesini sürdürmektedir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir. 2007 Aralık ayından itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölücü terör örgütüne karşı yürüttüğü mücadelede ayrı bir sayfa açılmıştır. Bu açılan safhada, 2007 Aralık ayından itibaren Irak'ın kuzeyinde barınan terör örgütüne karşı yürütülen hava harekatının hepiniz yakından izlediniz. Özellikle Aralık'tan bugüne kadar Hava Kuvvetleri'nin yaptığı bu mücadele iftihar edilen noktadır. Hava Kuvvetleri'nin başarısıyla iftihar ediyoruz. Diğer yabancı büyük ülkelerin hava kuvvetleri dahil olmak üzere onlar da bizim başarımıza gıpta ile bakıyor. Biz dün akşam terörle mücadelede önemli rolü üstlenen kahraman pilotlarımız ile birlikteydik. Genç subayların gözünde moral gördük, hepsi görev bekliyor. Başarıya inanmışlar. Pilotlarımızla komutanlarımızla iftihar ediyor, gurur duyuyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak güvenlik alanındaki bölücü terörle mücadelede kararlılıkla artan moral ve azimle devam edeceğiz. Bunun yazı, kışı, sonbaharı yok. Şubat 2008'de en kötü hava şartlarında icra edilen Irak'ın kuzeyinde sınır ötesi operasyonla Türk ordusunun dostları gurur duydu, biraz düşman olanlar gerekli mesajı aldılar."
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, terörle mücadelenin güvenlik boyutunu kararlılıkla sürdüreceklerini ifade ederek, "Terörle mücadelenin diğer alanlarından da ümitliyiz. Terör örgütünün en kısa sürede etkisiz hale getirileceğine inanıyoruz" dedi. Diyarbakır'ın kendileri için çok önemli olduğunu konuşmasının sonunda bir kez daha vurgulayan Orgeneral Başbuğ, "Diyarbakır bizim için çok önemli. Ümit ediyorum alınacak tedbirlerle Diyarbakır'ın ekonomik ve sosyo-kültürel olarak layık olduğu yere gelecektir" dedi.
Orgeneral Başbuğ basın toplantısını Diyarbakır'ın önemini vurgulayan sözleriyle bitirirken, gazetecilerin soru sorma isteği karşısında, "Gereken her şeyi söyledik" diyerek soru almadı. Orgeneral Başbuğ ve kuvvet komutanları uçakla Van'a hareket etti.
|