| Mine G. Kırıkkanat |
| Yazara ulaşmak için : mine.gokce@wanadoo.fr |
Camoka salgını
Tenasül azgını, Vakit yazgını Hüseyin Üzmez’in ekranlara döküp saçtığı fikri de zikri de insanım diyenin ruhunu karartıyor, mantığın sınırlarını zorluyor, aklı isyana sürüklüyor, ama görüntüsü de dehşet saçıyor.
Benim kuşağım bilir, Suat Yalaz’ın Karaoğlan çizgi romanında insanlık kaçkını bir canavar vardı: Camoka.
Hüseyin Üzmez, “dinci basın ve irtica”nın hedefindeki Vatan Başyazarı, gazeteci Ahmet Emin Yalman’ı öldürmek amacıyla 1952’de vurdu ve ağır yaraladı.
Çizer Suat Yalaz’ın, o yıllarda basına “cinayet girişimcisi” olarak poz veren Hüseyin Üzmez’in ruh aynası fotoğraflarından etkilendiğini ve aynı yıllarda yarattığı Camoka tiplemesi için bu dehşetengiz surattan esinlendiğini ciddi olarak düşünüyorum...
Öyle bir hık demişlik var yani Camoka ile Hüseyin Üzmez arasında.
Camoka, Karaoğlan öykülerinde Uğruların reisidir. Uğrular ise kuralsız, ahlaksız, talancı, katil ve tecavüzcü bir eşkıya topluluğu. Camoka’nın yalan dolan becerisi, kadın ve kızların ırzına geçmekte performansı bu eşkıya çetesinin “reis”liği yüksekliğindedir.
***
İstanbul ve Ankara’da sözde “rehabilitasyon merkezi” özde “işkence terkesi” iki yetimhanedeki çocukların insanlık dışı durumunu, bu yetimlerden sorumlu bakan olup ne yetimhaneleri gezen, zaten ne de baktığını gören Nimet Çubukçu değil, maaşlı denetçiler değil, kapı kapı dolaşıp mercimek nohut karşılığında AKP’ye oy toplayan, ama kimsesiz özürlü çocukların işkenceye eşdeğer koşullarda ölümü bekledikleri “rehabilitasyon” merkezlerine yolu düşmeyen “hayırsever” hanım gönüllüler değil, gizli kamerayla çekim yapması tam da bu yüzden yasaklanmış Türk medyası hiç değil... Hayatını çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesine adamış İngiliz York Düşesi Sarah Ferguson ve ekibi tespit ediyor, gizli kamerayla.
Ve gördükleri acımasız kepazelik, Daily Mail gazetesinden sonra dün gece “ITN’s Tonight” televizyon programında yayınlandı.
Dünya kamuoyunun “ITN’s Tonight”ı izlerken, Midnight Express’i hatırladığına ve Sarah Ferguson’un belgesel yetimhane Türkiye’sinden sonra, kurgusal hapisane Türkiye’sine kesinkes inandığına emin olabilirsiniz.
Sarah Ferguson’un halen, “ırzına geçtikleri yetimleri fuhşa zorlamak”tan yargılanan yetimhane görevlileri ve bu çocuklarla fuhuş yapmaktan yargılanan abazan müşteri ordusundan haberi olsaydı...
Yetimhanede büyüyen çocukların 17 yaşına geldiklerinde, (fuhuştan başka) hiçbir iş öğretilmeden sokağa bırakılıp, vasıfsız fuhuş ve uyuşturucudan başka seçeneği olmayan bir kadere terk edildiklerini, bu çocuklardan birinin bir yıldır geceleri benim evimin önünde uyuduğunu bilseydi...
Üstüne bir de tenasül azgını Vakit yazgınını hapisten kurtarmak için seferber olan basınsal cemaati, tıpsal kurumları, başı bağlı zevcesinin tacizci koca sahabetini ve hatta devletimsi temsiliyetin, “tecavüz edilebilecek çocuk yaşını 14’e indirecek yasa tasarısı”nı bilerek, Camoka Üzmez’in kanal kanal gezip saçtığı pislikleri dinleseydi...
Yecüc Mecüc’lerin arasına düştüğünü sanmazsa ne düşünürdü sizce?
Ya siz, ne düşünüyorsunuz?
Ne zaman dizildi Türkiye bu Camokaların arkasına? Uğrular mı bastı ülkemizi, yoksa Türkler mi mollaların peşinde uğrulaştı?
***
Hep Dubaililer Türkiye’de fink atacak değil ya: Bilgi Dubai Türk Topluluğu, Başkonsolos Murat Yavuz Ateş önderliğinde bu yıl Cumhuriyet Bayramı’nı 400 kişinin katıldığı görkemli bir şenlikle kutladı. Okurum Aytaç Uras’ın saldığı habere bakılırsa, Dubai’de böyle bir Türk şenliği ve Cumhuriyet çoşkusu ilk kez yaşanıyor.
Türkiye’de Cumhuriyet kurulurken cumhuriyet rejimine inanan 100 kişi olmadığı düşünülecek olursa, Dubai’deki kutlama Dubaililer açısından umut verici bir gelişme. Bizde bitirilen Cumhuriyet, belki oralarda başlar.
|