| Can Ataklı | | Yazara ulaşmak için : catakli@gazetevatan.com |  Cihan Demirci’den laforizmalar
 Hayli zamandır Cihan Demirci’den “loforizmalar” gelmiyordu. Demirci mizah dergisi çalışmaları nedeniyle belli ki fırsat bulamıyordu. Ama bu hafta Cihan Demirci’den özlediğiniz “laforizmalar” geldi. Birlikte okuyalım:
- Ülkedeki karanlık tabloya bakan akıl tutulması yaşamamış insanlar: “Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner” tekerlemesini tekrarlıyorlar son günlerde... Oysa cinnet durumundaki vatandaş keseri çoktan bıraktı, aldı eline baltayı ve aile fertlerine kesiyor şimdilik hesabı!..
- Ülke hem tutuculukta hem de işyerleri anlamında kapandıkça kapanırken, gündemle sürekli oynamayı seven iktidar “Açılım” peşinde... “Açıl susam açıl” diyen Ali Baba ve Kırk Haramiler geliyor insanın aklına... Kendinden geçmiş halde, kendi geleceğiyle ilgili olan biten her şeyi en donuk haliyle izleyen halka diyor ki bir Baba: “Açıl artık ey susan halkım açııııııııııııııl!”
- Tarihi Florya Plajı tesettürlüye, haşemalıya açık ama kapalı olmayan vatandaşa kapalı!.. Eeeee idare edeceksiniz artık, “Açılım” şimdilik sadece Kürt sorununda canım kardeşim!..
- Geçen gün önünden geçtiğim bir dilenci gündeme uygun dileniyordu, dedi ki: “Abicim, at şöyle ortaya bir açılım da yolumuzu bulalım beeee!..”
- Bütün ülkelerle “ticari” anlamda çok iyi anlaşan, ülkedeki her şeyi çok uluslu şirketlere satan bir iktidara sahibiz... Ne demiş işini bilen büyüklerimiz: “Ülkenizi pazarlamakla mükellefseniz anlaşmanız pek zor olmazmış...”
- 12 Eylül’ün 29’uncu yılına yaklaştığımız günlere denk düşen bir laforizma: “Askeri darbeler de gün geldi özelleştirildi bu ülkede, o yüzden bundan göreceğiniz her darbe sivil darbedir!..” (Önemli olan ayrım yapmadan ikisine de karşı durabiliyor mu yüreğin?)
- Erkekliği oluşturan Y kromozomu 300 milyon yıl önce 1400 adet gen içeriyorken, bugün gen sayısı 45’e düşmüş... Kaybettikçe erkeklik gen, amcan oluyor yengen!..
- Deniz Feneri’nin çevirisi, kuzu çevirme kapsamına alınıp mangalda yapıldığı için dosya yanmış diyorlar, doğru mu beyler?
- Gün gelir, devran döner, şimdilerde kendini çok mühim gören birileri de mühim-mat olur çıkar bu ülkede elbet!..
- Türkiye’nin güneyi görgüsüz yabancı zenginlerin lüks oteller doldurduğu bir peşkeş alanı oldu... Kendi ülkende yabancısın, yabancı ülkede zaten yabancısın... Türk insanının bir uzaylı gördüğünde artık şöyle demesi gerekmez mi: “Heeey Uzaylı dostum, sen buralara yabancısın ama ben de her yere yabancı Türküm, nabeeer?..”
- Cezaevlerindekilerin yüzde 60’ı “tutuklu” olarak yargılanmayı bekliyormuş. Yani bu insanlardan birçoğu suçlu bile olmayabilir. Yargılamanın uzaması nedeniyle adaletin sürekli geciktiği bir ülkedeyiz... Artık mahkemelerde duvara şu yazı yazılsa, ülkedeki vaziyete daha uygun olmaz mı: “Her tutuklu bir gün mutlaka adaleti tadacaktır!..”
- Bakmayın GSM şirketlerine... Doğumla-ölüm arasında sıkışan, hayatı yaşayamayan Türk insanının gerçek 3G’si şöyle oluyor: “Geldim... Gördüm... Gömüldüm...”
- Teknoloji insanı sollayan bir hızla gidiyor... Daha birbirimizin “G” noktasını bulamadan bir de baktık ki; 3G’yi buluvermişiz!..
- En az 3 çocuk isteyen Başbakan yakında “En az 3G isterim” de demesin!..
- Mübarek üç aylarda 3G’ye geçen bir toplum cami minarelerine Ramazan’da şu mahyayı neden yazmasın: “Hoşgeldin ya mübarek 3G!”
*****
Pazar fıkraları
Yıldırım Tuna’dan yine bir dolu fıkra geldi. Hepsini yayınlamak bir yana seçmesi bile zor oluyor. İşte bu haftanın fıkraları:
Satamadım ki
Zabıta sokakta oyuncak satan seyyar satıcıyı uyarıp “Belediyeden izin belgeniz yoksa bunları burada satamazsınız!..” demiş. “Hay Allah razı olsun...” diye cevap vermiş satıcı, “Tevekkeli o yüzden sabahtan beri bir tane bile satamadım!..”
Vitamin
Annenin biri eczaneye girip “Oğlum için vitamin istiyorum...” demiş. “Ne vitamini efendim?..” diye sormuş eczacı, “A, B, veya C?..” Kadın “Fark etmez...” demiş, “Henüz okuyamıyor!..”
Sesi kesildi
Kompozisyon öğretmeni öğrencilerinden geçtikleri hafta başlarına gelen olağan dışı bir olayı yazmalarını istemiş... Küçük Timmy “Geçen hafta babam kuyuya düştü...” diye başlamış kompozisyonuna, sıraların arasında gezinirken bu başlığa gözü takılan öğretmen “Aman Tanrım!..” diye çığlık atmış, “Nasıl?.. Şimdi iyi mi kendisi?..” diye sormuş heyecanla. “Sanırım iyi efendim...” demiş Timmy, “Dün geceden beri ’İmdaaatt, imdaaatt !’diye yardım isteyen inlemeleri kesildi!..”
*****
Çocuğu olan bilir (2)
Geçen hafta çocuklarla ilgili ilginç tanımlamalara yer vermiştim. İşte onların devamı:
1. Çocuklarınıza ’size itaat etmeleri için’bağırmanız, klakson çalarak arabayı yönlendirmeye çalışmanız gibi bir şeydir.
2. Yorgan döşek hasta yatan çocuğunuz, binbir zahmetle nihayet eve bir doktor getirebildiğinizde turp gibi olur.
3. Çocuklarınıza kibar ve nazik olmayı öğretin ki, yarın büyüdüklerinde arabasıyla ara yoldan ana yola bir türlü çıkamasın.
4. Çocuğunuzun yağlı-reçelli ekmeğini en yeni halınıza, yağlı-reçelli yüzünden düşürme ihtimali %100’dür. (%99 değil)
5. Çocukların yaş gününe başka çocuklar bir tek nedenle çağırılır: anne-babaların, ’beterin beteri var’deyişine bizzat şahit olup rahatlamak istemeleri.
6. Çocuğunuzun bugün giymek zorunda olduğu biricik gömlek mutlaka kirli veya söküktür.
7. Çocuğunuza illa ki bu hafta almanız gereken şey, siz aldıktan sonra indirime girer.
8. Çocukların anneleriyle paylaşmaya can attığı sadece iki şey vardır: Bulaşıcı hastalık ve annelerinin yaşı.
9. Dışarı çıkmaya can atan bir çocuğu giydirmeye çalışmak, çalışan bir dikiş makinesine iplik geçirmeye benzer.
10. Çocuklarınızı ilk iki yıl konuşturmaya, yürütmeye çalışırsınız, sonraki 16 yıl susturmaya ve oturtmaya.
11. Yaşlanırsınız ve onları evlendirip evinizi nihayet “çocuk geçirmez” yaparsınız. Ama onlar hâlâ evinize sızmanın bir yolunu bulurlar.
12. Çocuklarınız büyürler, evden ayrılırlar, kendi yuvalarını kurarlar. Ama eşyaları ilelebet evinizin bir köşesinde kalır.
|
 |
Gazetevatan.com Servisleri |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
|
hilmi uslu (104) [Tüm Yorumları]
| 09.08.2009 13:16:30 | fıkra üreteni ve fıkra yazanı ve fıkradan hoşlananı( haz alanı değil)ve fıkra anlatanı bitmeden.Bir ülkeyi kimse ele geçiremez.içerde ne kadar dava açanı da olsa... |
| |
|
serdar şirin (8) [Tüm Yorumları]
| 09.08.2009 12:36:18 | sayın efe kaynak ben size sormak isterim neden 25 yıldır terörün kökü kazınamıyor yoksa devlet bu kadar güçsüz mü bence pkk ile kürtlerin bağlantısı kesilmeli bunun da yolu kürt açılımına destek vermek |
| |
|
efe kaynak (1435) [Tüm Yorumları]
| 09.08.2009 09:04:56 | (3)Terörle mücadelenin yolu,teröristin kafasını ezmek ve destekçilerinin kökünü kazımakdır.PKK şimdi diyorki,ya benim dediklerimi kabul edersiniz,yada dağda teröre devam ederim.Asla pişmanlık gibi bir duyguları yok.Kendilerini resmi zemine oturtup,pazarlık yapmak istiyorlar.Arazi ve Devleti ortak yönetmek istiyorlar. |
|
| % 84 |
 |
| % 8 |
 |
| % 8 |
 |
| 37 kişi oyladı |
|
|
efe kaynak (1435) [Tüm Yorumları]
| 09.08.2009 09:02:36 | (2)Bütün gözler imralıda apo lanetinin 15/ağustosda yapacağı sözde yol haritası açıklamasına geldi.2002de sıfır olan terörün yeniden toparlanıp Devleti tehdit edecek hale gelmesine göz yumanlar,çare olarak terör örgütü temsilcileri ile masa başına oturmayı Türk Milletine kabul ettirmeye çalışıyor.Asla kabul etmeyiz. |
|
| % 84 |
 |
| % 10 |
 |
| % 6 |
 |
| 31 kişi oyladı |
|
|
efe kaynak (1435) [Tüm Yorumları]
| 09.08.2009 08:59:50 | (1)Değerli Can Ataklı.PKK terörüne kürt sorunu dediler,pkkyı kürt halkının temsilcisi olarak kabul etdiler ve pkk haklarını savunan,pkkya evlatlarımız diyen parti ile masa başına oturdular.Son olarakda 30bin Şehit Mehmetçiği temsilen birkaç Şehit annesi ile,Askerin çatışmada geberttiği pkklı anneleri bir araya getirdiler. |
|
| % 89 |
 |
| % 5 |
 |
| % 5 |
 |
| 38 kişi oyladı |
|
|
| Toplam 6 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız... |
Bu Habere yorum yapan diğer üyelerimiz
aydın kılıçer
|
Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Vatan ve gazetevatan.com sorumlu değildir.
Yorum Yapmak İçin Tıklayınız
|