Devlet, Düşes’ten daha fazla şey biliyor ama...
Devlet, Düşes’ten daha fazla şey biliyor ama... |
Ruh Sağlığında İnsan Hakları Girişimi (RUSİHAK)’ın ’Akıl ve Ruh Sağlığı Alanında İnsan Hakları 2008 Türkiye Raporu’nda, Ankara’da 749 zihinsel, ortopedik, görme, işitme engelli çocuk ve yetişkine hizmet veren Saray Rehabilitasyon Merkezi’nin durumunu gözler önüne serildi. Türkiye’deki 12 Akıl Hastanesi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Haziran 2007-Ekim 2008 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’nun izniyle RUSİHAT tarafından yapılan araştırmaya Açık Toplum Enstitüsü Türkiye temsilciliği ve Hollanda Büyükelçiliği de destek verdi. Ankara’da Saray Rehabilitasyon Merkezi’nin de incelendiği araştırmada çarpıcı bilgiler verildi. Araştırmada, ağır zihinsel engellilerin kaldığı ünitelerde temizlik ve bakım koşullarının kötü olduğu, orta ve hafif zihinsel engellilerin kaldığı bölümlerin daha iyi olduğunun altı çiziliyor. Özellikle ağır engelli küçük çocukların kaldığı ünitelerde çocukların ikişer kişi yattığı ve hijyen koşullarının çok olumsuz olduğunun vurgulandığı incelemede, personelin oturduğu, tv izleyip sigara içtiği gözlemlenmiş. Kurumda genel tıbbi bakım ve tedaviyi gerçekleştirecek yeterli tıbbı personelin bulunmadığı belirtilirken, kurumda kalan 112 kişinin psikiyatrik ilaçlar kullandığı bu hastaların hastalıklarının seyrini bilmeyen nöbetçi doktorlar tarafından önerilen ilaçları almak zorunda kaldıkları da araştırmada dikkat çekilen bir nokta. Kurumda kalan kişiler arasında rastlanan bir diğer sorunun da kurumdan kaçan kişilerin uğradığı taciz ve tecavüzler sonucu istenmeyen hamilelikler.
Çocuklar açlıktan ağlıyor
Kurumda kalan ağır zihinsel engelli küçük çocukların çoğunluğunun biberonla beslendiği, acıkan çocukları personelin sırayla beslediği, sırası gelmeyen çocukların açlıktan ağladıklarına dikkat çekiliyor. Kurum içinde acil durumlarda revirdeki doktorların Nörolod- Akineton-Largactil (NAL) karışımı kokteyl diye adlandırılan bir karışım uygulandığını, bundan sonra sakinleşmezlerse bu kişilerin zorunla olarak tecrit odasına konulduğu belirtiliyor. Personelle yapılan görüşmelerde ise genel olarak bıkkınlık, boşvermişlik, tükenmişlikve umutsuzluk içinde olduklarının gözlemlendiği de belirtiliyor.
|
 |
Gazetevatan.com Servisleri |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
|
|
|