| Can Ataklı |
| Yazara ulaşmak için : catakli@gazetevatan.com |
Haydar Dümen’den vecizeler![]() Cinsel hayatla ilgili Türkiye’nin en tanınmış ismi kuşkusuz Haydar Dümen. Yıllardır hiç bıkmadan usanmadan cinsel konulardaki yanlış bilgileri düzeltmek, en akıl almaz sorulara cevap vermek için çırpınan Haydar Dümen son kitabını göndermiş. Adı: “Best Of Haydar Dümen-Gülerek Öğrenelim” Kelimeyi bilmeyince Okurlardan Erhan Tığlı’dan iki fıkra geldi. İkisi de “bilmediği bir kelime ile karşılaşanların” içine düştüğü komik durumla ilgili: Mevaşi Bürokraside Arapça, Farsça sözcüklerin çok kullanıldığı devirlerde kaymakamlığa yukarıdan, “İlçenizdeki mevaşi adedinin bildirilmesi” diye bir emir gelmiş. Kaymakam mevaşinin ne olduğunu bilmiyormuş. Sorup soruşturmuş, bilen çıkmayınca, “Herhalde maaşlı yazacakken yazıcı yanlışlık yapmış olacak” diye düşünmüş ve devletten maaş alan memurların listesini göndermiş. Zehir zemberek bir yanıt gelmiş. Mevaşi, büyükbaş hayvan demekti. Anüsten alınacak Köylü doktora gitmiş. Doktor ilaç yazmış ve nasıl kullanacağını tarif etmiş. Köylü köyüne dönmüş ancak ilaçları nasıl kullanacağını tam öğrenemediği için doktora telefon edip sormuş. Doktor, “Sana supozituar yazdım. Makattan alacaksın” deyip telefonu kapatmış. Köylü yine anlayamamış. Gidip muhtara sormuş. O da bilemeyince doktora tekrar telefon etmiş. Doktor homurdanarak: “Anüsten alınacak” demiş. Köylü yine anlamamış ve bir daha sormuş. Doktor öfkelenmiş: “Kıçına sok kıçına!” Köylü telefonu kaparken “Tüh! Sonunda doktoru kızdırdım. Cahillik zor şey” demiş. NASIL OLDU DA OLDU? Dünkü “Duygulandıran ödül töreni” yazısında Artvinlilerin en sevdiği sanatçılar arasında Selçuk Yöntem’in de olduğunu yazdım. Daha doğrusu yazdığımı sandım. En az üç kere okudum yine fark etmemişim. Sabahın ilk saatlerinde yazıma bakarken bir de ne göreyim; Selçuk Yöntem diye yazdığım isim Ertürk Yöntem değil mi? Ne diyeceğimi bilemiyorum, sevgili sanatçı arkadaşımdan ve sizlerden çok özür dilerim... Yıldırım Tuna’dan pazar fıkraları İşte bu haftanın fıkralarından bir demet... Kilisedeki çocuk Küçük oğlan çocuğu Pazar günleri kilisede verilen din dersine geç katılınca rahip “Neden geç kaldın?” diye sormuş kızarak. Çocuk balık avlamaya gitmek istediğini ama babasının onu kiliseye gitmesi için zorladığını söylemiş. Babasının böyle davranmasından çok mutlu olan rahip “Sana nedenini de izah etti mi?” diye saçlarını okşamaya başlamış oğlanın. “Evet” demiş çocuk, “Babam ‘Oğlum ikimiz için yeterli yemimiz vallahi yok, bu hafta idare et’ dedi!” Pokere dördüncü Doktorun ev telefonu çalmış, hattın ucunda hastaneden mesai arkadaşı “Pokere 4’üncü lazım gelir misin?” diye sormakta. “Hemen geliyorum” demiş doktur. Paltosunu giyerken “Ciddi bir şey mi?” diye sormuş karısı, “Mmmm..” diye cevap vermiş doktor “Sana gerçeği söylemem gerekirse halihazırda 3 doktor daha şu anda orada!” İlkokul erkek çocuklarda menfi etkiler yaratmakta.. Okul hayatınız boyunca orta yaşlı bir kadın tarafından sürekli azarlanmaya alışırsınız.. İleriki yaşlarda da bu alışkanlığınızı devam ettirebilmek için evlenirsiniz!.. Eleman aranıyor mu? Kadının biri giyim mağazasının müdürüne gidip “Eleman arıyor musunuz?” diye sormuş. “Hayır” demiş müdür sertçe “Yeterli elemanımız var!” Kadın “Peki o zaman” demiş “Konfeksiyon bölümünde yarım saattir bekliyorum ilgilenen bir kişiyi bile yok.. Hemen bana yardımcı olacak bir eleman gönderirseniz sevinirim!..” Kız “Anne, hamileyim” demiş. “Nee?” diye çıldırmış annesi, “Babası kim?” Kız “Ne bileyim” demiş, “Babamın memuriyeti sebebiyle hiçbir yerde 4-5 aydan fazla kalamıyoruz ki isimlerini aklımda tutayım!” Mualla 6 yaşındaki oğlan süpermarketin koridorlarında “Mualla.. Muallaaa!..” diye annesinin adını bağırırken “Şşşştt!” diye yanında bitivermiş annesi, “Ayıp. İnsan annesini ismi ile çağırır mı? Anne desene..!” Oğlan “Tamam da” demiş, “Seni hayatta bulamazdım ki, etraf anneden geçilmiyor...” Kaç yıl? - Doktor ben kaç yaşına kadar yaşayacağım? - 80’ine kadar yaşarsın. - Fakat doktor ben 80 yaşındayım? - Eee, biz ne diyoruz ki? Üçüz İki kadın üçüz doğurmuş ortak arkadaşlarından bahsederken “Biliyor musun?” demiş biri, “Üçüz doğurmak 12 bin kerede bir oluyormuş.” Diğeri “Yuh!” demiş, “Kardeşim bunlar ne zaman yemek yediler, işe gittiler, uyudular da vakit buldular anlamak mümkün değil!..” |
| Yazarın Önceki Yazıları |
| Tüm Yazılarına ulaşmak için Tıklayın (988) |
| |
Paylaş |
| OKUYUCU YORUMLARI | Yorum Yapmak İçin Tıklayınız |
|
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
|
| ||||||||||||
| Toplam 8 yorum yapılmıştır, tüm yorumları okumak için tıklayınız... | |||||||||||||
| Bu Habere yorum yapan diğer üyelerimiz | |||||||||||||