Mutlu Tönbekici
 Yazara ulaşmak için : mutlu.tonbekici@gmail.com
Increase text size
 Anı temizliyorlar. Hem de kuru kuru!

Böyle bir dükkan gördüm geçenlerde. ANI KURU TEMİZLEME. Vay be dedim. Anı temizliyorlar hem de kuru kuru!

Dükkan sahipleri, isimlerinin böyle bir manaya geldiğinin farkındalar mı diye düşündüm. Olsalar koymazlardı. Dükkana girip söylesen, yüzüne bön bön bakarlar. (bkz: Türk tezgahtarlarının espriye karşı amansızca dik duruşu)

“Eternal Sunshine Of The Spotless Mind” filmi geldi aklıma. Türkçe’ye “Sil Baştan” diye (olabilecek en kötü şekliyle) çevirmişlerdi. Halbuki bir şiirin bir dizesi o uzun isim. “Lekesiz bir aklın sonsuz günışığı”. Daha iyi çevrilebilir elbette ama her halükarda Sil Baştan’dan daha iyi...

İzlediğim en güzel filmlerden biriydi. Joel (Jim Carrey) ve Clementine (Kate Winslet) birbirine aşıktır ama anlaşamazlar ve ayrılırlar. Fakat birbirlerini de unutamazlar, acı çekerler. Ancak bir şirket vardır. Anı silen. Lacuna Inc. Şu şu şu anıyı sil diyorsun, mesela Ahmet’le ilgili bütün anılar çıksın istiyorsun, kafana bir şeyler takıyorlar ve bir gecede, sen uyurken bızır bızır anılarını temizliyorlar.

İlişkiyi yeniden başlatma hayalleri olan Joel, Clementine’nin anı sildirme işini yaptırdığını fark edince çok bozulur ve o da kızla ilgili anılarını temizletmek ister. Ama temizleme esnasında fark eder ki anıları onun her şeyi. Kızla ilgili anıları kalsın ister ama süreç başlamıştır bir kere, geri dönemez.

“Anı Kuru Temizleme” dükkanı çok ottan bir zamanımda karşıma çıktı. Bırak bir takım anıları, tümden hard diski temizletmek istediğim bir andı. Beynime format atılsın istiyordum. Tabula rasa olarak devam edeyim istiyordum. Sıfır anı, sıfır kalp kırıklığı, sıfır eziklik, sıfır suçluluk.. Amaaan dedim. İyi anılar da silinirse silinsin.. Yaparız yenisini...

Öyle anlarda bu tip tabelaların karşımıza çıkması nasıl bir oyundur? Veya gözün gidip gidip onları görmesi? Veya gözün görüp beynin böyle yorumlaması? Algıda sıçıcılık mı?

Sonra geçen Cumartesi, Kaan Sezyum’un yazısını okudum. Hiç beklenmedik zamanda kaybettiği (beklendik zamanı var mıdır zaten ölümün?) karısının ardından yazdığı yazı..

“Hayatımızın anlamı anılarımızmış” dediği yazı.

***


“İnsan çok sevdiği birisini kaybedince birkaç şeyden dolayı üzülüyor. Ben artık onunla bi şeyler paylaşamayacak olmama üzüldüm. Kumda kendisini temizleyen bir serçe, suyun dibinden giden bi balık sürüsü gördüğümde artık gösterecek kimsem yok... Yalnız kaldığınız her an bi takım anılar çıt, çıt ya da güm güm şeklinde kafanızın içinde patlayıveriyor... Durum böyle olunca hayatın da anlamını görmeye başlıyorum ağırdan. Hayatımızın anlamı anılarımızmış.

Güneş doğuyor, güneş batıyor, haberlerde saçma sapan şeyler, iş yerindeki sıkıntılar, kişisel çekişmeler filan acayip fasa fisoymuş, bi kere daha ayılıyorsunuz. Ama narkozdan hızlı çıkmak da bi kafa yapıyor. Anlamsızlık içinde buluyorum kendimi sık sık. Evinde oturan ve yaşadığı hayatın bomboş olduğunu gören bir emekli gibiyim...”

***


Ağlamadan okumanın mümkün olmadığı bir yazıydı. Tümünü okumak lazım. İçinden birkaç cümle çekmekle olmuyor. (13.03.2010 Radikal Cumartesi)

***


Beynim, kendi kendine kapanan ve açılan eskimiş bir bilgisayara döndü. Gündüz vakti birden kapanıyor. Dünyanın bütün uykuları aynı anda hücum ediyor. Fakat sistem, kendini yeniden açmak için aynı anda tuhaf bir elektrik sinyali yolluyor. Bir yandan deli gibi uyku bastırıyor, başım fırıl fırıl dönüyor, bir yandan sistemi açma sinyalleri beni yerimden hoplatıp duruyor. Gün, yerinden sıçraya sıçraya başı dik tutma mücadelesiyle geçiyor.

İşin kötüsü, böyle yorgun argın bir günün sonunda yatağıma yatınca da uyuyamıyorum. Yine aynı sinyal uyandırıp duruyor beni. (Bu yazıyı yazarken bilgisayarım da aynı şeyi yaptı iyi mi! Durduk yerde kapanıp açıldı.. )

Patronaj (haftanın lafı. Bkz: Sevilay Yükselir) da müsaade ederse haftada ikiye düşüreceğim yazılarımı. Şu elektriği bir keseyim, yine döneceğim.


Yazarın Önceki Yazıları
Süpersonik yeni Müslüman isimleri ( 15.03.2010 )
Korkunç İsimler Sözlüğü ( 13.03.2010 )
Über saçma yeni Türk isimleri ( 11.03.2010 )
Kızılay çadırları, Elazığ ve Şili ( 10.03.2010 )
Bayanlar gününüz kutlu, bayanlar lavabonuz temiz olsun! ( 08.03.2010 )
İki tohum biriktirince çevreci olunmuyor ( 05.03.2010 )
Tarkan! ( 02.03.2010 )
Sigara yasağına uymak veya uymamak... ( 01.03.2010 )
Tüm Yazılarına ulaşmak için Tıklayın (386)
Yazarımızın Tüm Yazıları İçin Tıklayınız...


       Gazetevatan Twitter'da    Paylaş




 ADnet Reklamları Siz de reklam verin