X
18 Nisan 2014 Cuma 12:35 İSTANBUL 15°C / 12°C
Getir
Gazetevatan.com » Gündem » Örümcek, Hz. Muhammed’i düşmanlarından korudu

Örümcek, Hz. Muhammed’i düşmanlarından korudu

Örümcek, Hz. Muhammed’i düşmanlarından korudu

Kureyşliler, Muhammed’i yakalayana 100 deve ödül koydu...


Allah’ın Elçisi ile Ebubekir bir mağaraya gizlendi. Onları arayanlar mağaranın önüne kadar geldi. Ancak bir ağaç mağaranın ağzını kapatmış, örümcek ağını germiş, iki güvercin de yuva yapmıştı.

Allah’ın Elçisi, “1- Yasin 2- Hikmetli Kur’ân’a andolsun. 3- Kuşkusuz sen gönderilmiş elçilerdensin. 4- Dosdoğru bir yol üzerinde, 5- Yani üstün ve çok esirgeyen Allah’ın indirdiği (Kur’ân yolu) üzerindesin. 6- Babaları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (seni gönderdik). 7- Andolsun onların çoğuna o söz (azap kararı) hak oldu, artık onlar inanmazlar. 8- Biz onların boyunlarına halkalar geçirdik. Çenelere kadar dayanan o halkalar yüzünden kafaları kalkıktır. 9- Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık görmezler” (Yasin: 41/1-9) ayetlerini okuyarak uykuya dalan Mekke müşriklerinin yanlarından geçip gitti.

“En sevdiğim yersin”

Ebubekir’in evine uğradı. Evin arka penceresinden çıkıp, planladıkları üzere Mekke’nin biraz güneyinde, Yemen yolu üzerinde bulunan Sevr Dağı’ndaki mağaraya gittiler. Peygamber, biraz yol aldıktan sonra Mekke’ye bakarak şöyle dedi: “Ey Allah’ın kutsal toprağı, sen benim en sevdiğim yersin. Allah’ın da en çok sevdiği yersin. Eğer halkım beni senden çıkarmasaydı, seni asla terk etmezdim.”

Medine yolu kuzeye düşerken onların güneye gitmeleri, kendilerini aramaya çıkacak olanları yanıltmak içindi. Ebubekir, oğlu Abdullah’ı da terkisine alarak mağaraya götürdü. Abdullah, sabahleyin Mekke’ye gidiyor, Peygamber’in arkasında Mekkelilerin neler konuştuklarını ve ne yaptıklarını öğreniyor, geceleyin dönüp olan bitenleri mağaradakilere iletiyordu.

100 deve ödül koydular

Abdullah, sabahleyin Mekke’ye gelirken Ebubekir’in koyunlarını güden Amir ibn Füheyre de ardından koyunları sürüyordu ki onun izlerini örtsün. Kureyşliler, Hz. Muhammed’in yatağında yattığını sanıyorlardı. Bekledikleri saat gelince Peygamber’in evine saldırdılar. Fakat Hz. Ali ile karşılaşınca onu bırakıp çevreyi aramaya başladılar. Her yana kolcular saldılar. Yakalayana yüz deve ödül koydular. Medine yolu üzerindeki her yanı aradılar. Ancak Araplar içinde, koyun sürülerinin geçtiği yolda dahi, daha önce yürümüş olan develerin izini keşfedecek kadar mahir izciler vardı. Üçüncü günde bir izci, arayıcılardan bir gurubu mağaraya doğru getirdi. İbn Sad’ın kaydettiği rivayete göre bir ağaç mağaranın ağzını kapatmış, örümcek ağını germiş, iki güvercin de yuva yapmıştı. Mağaranın önüne kadar yaklaşanlar ağacı, kuş yuvasını ve örümcek ağını görünce birbirlerine, buraya yıllardan beri kimse girmemiş olduğunu söylediler.

Huzur ve güven duygusu

Onlar dışarıda konuşurken Ebubekir, “Ya Resulallah, ayaklarının ucuna baksalar bizi görürler” dedi. Allah’ın Elçisi, “Korkma, Allah bizimle beraberdir” diyerek onu teselli etti. Tövbe usresi 113/40’ıncı ayette Peygamber’in mağara arkadaşı Ebubekir’e söylediği sözü yad ediliyor ve Allah’ın ona huzur ve güven duygusu verip, görünmeyen güçlerle desteklediği, sonunda kendi sözünü kafirlerin sözünün üstüne çıkardığı, Allah’ın daima Elçisi’ne yardımcı olduğu belirtiliyor. Allah, Elçisi’ni korudu, düşmanların gözlerinden sakladı. Mağarada üç gece kaldılar. Kureyşin araması tavsadıktan sonra Ebubekir’in kiraladığı rehber Abdullah ibn Erkat (veya Eryakt), Ebubekir’in iki devesiyle kendisi için de bir deve getirdi.

Füheyre’yi de yanına aldı

Develerin iyisine Allah Elçisi’nin binmesini isteyen Ebubekir: “Babam anam sana feda olsun, buna bin.” Peygamber: “Bana ait olmayan deveye binmem.” Ebubekir: “Babam anam sana feda olsun, o senindir.” Peygamber: “Hayır, sen bunu kaça aldın?” Ebubekir, aldığı fiyatı söyledi. Peygamber: “Ben de onu, senin aldığın fiyatla satın aldım.” Daha önce Ebubekir’den hediyeler alan Peygamber bu kez kabul etmemişti.

Çünkü o, Allah rızası için vatanıyla bütün bağlarını keserek hicret ediyordu. Bundan dolayı bu yolculuğun bütün masraflarını da kendisi yüklenmeli, bir başkasını bu masraflara ortak etmemeliydi. (Martin Lings, Muhammed, s. 120). Ebubekir, yolda kendilerine hizmet etmesi için mevlası (azat ettiği kölesi) Amir ibn Füheyre’yi de yanına aldı.

İSLÂM DİNİNİN EVRENSELLİĞİ (1)

Aynı Tanrı’nın elçileri farklı mesaj vermez


KUR’ÂN-I Kerim, evrensel bir mesaj getirmiş, ahiret mutluluğuna erip cennete girmek için gerekli şartları açıklamıştır. Bunlar Allah’a şirksiz, ahirete şeksiz inanmak ve salih amel (Allah’a kulluk, dünyaya ve ahirete yararlı güzel işler) yapmaktır. Kur’ân’a göre İslâm yalnız Allah’a tapmak, ibadeti yalnız O’na özgü kılmaktır. Bu anlamıyla bütün peygamberler İslâm’ı getirmişlerdir. Kur’ân’da İslâm kelimesi sadece Hz. Muhammed’in getirdiği din için değil bütün peygamberlerin getirdiği din için kullanılmıştır. Çünkü bütün peygamberler, Allah’ın birliği inancını yerleştirmek üzere gönderilmiş, birbirini doğrulayan Tanrı elçileridir.

Birbirlerine aykırı değil, uygundur

Aynı Tanrı’nın elçilerinin, insanlara farklı mesajlar vermesi zaten mümkün değildir. Onların getirdikleri mesajlar birbirine aykırı değil, birbirine uygundur. Peygamberlere verilen mesajın mahiyeti aynıdır. Hepsi insanları tek Allah’a kulluğa, ahirete imana ve salih amele çağırmıştır. Bu bakımdan misyonları aynı olan peygamberler arasında bir ayırım yapılamaz: “O’nun elçileri arasında bir ayırım yapmayız” (Bakara: 136, 286, Al-i İmran: 84). Yüce Allah, ilk elçisi olan Hz. Nuh’a neyi vahyetmiş ise son elçisi Hz. Muhammed’e de onu vahyetmiştir: “Biz Nuh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik” (Nisa: 163). Bakara: 92/131-133, 136, Al-i İmran: 94/67’nci ayetlerde Hz. İbrahim’in, oğulları İsmail ve İshak’ın ve torunu Yakup’un Müslüman oldukları vurgulanmaktadır.

Melekler Allah’ın nurunu taşır

YÜCE Allah’ın varlığın, güzelliğin ve mükemmelliğin sırrı olan kutsal nuru, külli âleme (bütünsel olarak oluş âlemine) vurduğu zaman ilk önce düşünen, bilen zatlar (varlıklar) ortaya çıktı ki, bunlar yüce meleklerdir. Bu varlıklarda anlatılması mümkün olmayan büyük bir ibtihac oluştu. Bunlar kendilerinde görünen güzelliği, mükemmelliği ve nuru düşününce sevinçleri katlandı. Kendi kendilerine baktılar ki kendileri aslında acizdir, bu nuru ve mükemmelliği kavramaktan uzaktır. Bu nuru gördüklerinde kendi varlıkları dağılıp gidiyor.

Böyle olunca o nurun büyüklüğüne ve egemenliğine boyun eğdiler. O nurun varlığında kendilerinin yokluğunu, o nurun tamlığında kendilerinin eksikliğini anladılar. Bu iki bakımdan (nurun varlığında kendilerinin yokluğu, tamlığında kendilerinin eksikliği bakımından) melek zatlarında kahırla karışık bir sevgi oluştu (Hak ışığının parlaklığıyla kendi varlıklarını kaybettiler). Bu melek zatları, Tanrısal nur içinde eriyip kendilerini kaybedince kendi benlikleri nur kesildi, Tanrısal nur halini aldı. Kendi zatını ve yaratanını seven bir nur (ışık) oldular. Hakkın nurunu taşıdıkları ve Allah’ın, kendisi için seçtiği olgun, bilgin varlıklar olduğundan dolayı zatlarını (bireysel varlıklarını) sevdiler. Çünkü bunlardaki mükemmellik ve güzellik tamamen Yüce Hak’tan gelmiştir. Hakk’ın nurunu taşımaları bakımından kutsal nurları seven, kendilerinin aşağısında bulunan ışıklı varlıklara da âşık olan aydınlatıcı lambalar oluverdiler (Yüce Hak’tan ışık alır, aldıkları ışığı kendi altlarında bulunanlara yansıtırlar). Sonra bu ışık (melek zatlarından) insan nefislerine (ruhlarına) geçti.

Bu nitelikteki insan nurları, kendilerine vuran ışığı algılamak ve kendi zatlarında o nuru düşünmekle ışığa olan sevgileri arttı. Aslında kendileri de o nurun yankısıdır, onunla birdirler (Kendileri de Hakk’ın nurundan olmuştur). İnsan nefisleri, Hak’tan kendilerine gelen nuru düzgün yapılı bedenlerine yansıttılar. Çünkü insan bedeni bu Hak nurunun mişkatı (fener oyuğu) durumundadır. Bizzat kendisi ışık vermez, gelen ışığı yansıtır. Nefislere âşık olan kutsal Hak Nuru, yücelerden gele gele en son bedenlere vurur, onlarda son bulur.

YARIN

Allah’ın Elçisi: Siz deveyi serbest bırakın, o nereye konacağını bilir

Üye Olan Herkese 30 TL ve Üzeri Siparişlerinde Kullanabilecekleri 5 TL Hediye !!!

Yorum Yap Yorumlar (0)