İnternette sansür, filtre ve ifade özgürlüğü tartışmaları sürerken bilişim hukukçuları, internet erişim özgürlüğünün anayasal bir hak olarak tanımlanması için çalışmalara başladı. Sivil toplum örgütleri internet erişim özgürlüğünün anayasal güvence altına alınması için kolları sıvadı
“İnternet kullanıcısı olarak haklarım neler?”, “Facebook’ta muhalif bir link paylaşsam başıma bir şey gelir mi?”, “Yaptığım yorumlar hakaret veya suç sayılır mı?”, “Ekşi Sözlük’te yazdıklarım nedeniyle ifade vermem gerekir mi?”, “Online oyunda satın aldığım karakter çalınırsa ne yaparım?” Bu soruların yanıtını milyonlarca internet kullanıcısı bilmiyor çünkü internette ifade özgürlüğü hukuki anlamda çok bilinmeyenli bir denklem. Yeni bir anayasa hazırlığının yapıldığı şu günlerde internet dünyası da bu bilinmezliklere açıklık getirmek ve ifade özgürlüğünü anayasa güvencesiyle sağlayabilmek için kolları sıvadı.
Geçtiğimiz hafta Alternatif Bilişim Derneği bir toplantı düzenleyerek “İnternet, temel bir insan hakkı olarak yasal güvenceye alınabilir mi?” sorusunun yanıtını arayarak hak ve özgürlüklerin yasal güvenceye alınması ve internet için çağın gereklerine uygun hukuki düzenlemelerin yapılması için harekete geçti. Toplantıda alınan kararlara göre taslak bir metin hazırlanacak ve konuyla ilgilenen hukukçuların ve ilgili herkesin bu tartışmalara katılması sağlanacak. Gerekli hukuki metinler ve kullanıcı hakları bildirgesi gibi temel metinler hazırlanması da alınan kararlar arasında. İnternet Vatandaşları Topluluğu da yine “İnternet temel insan hakkı olmalı” diyerek anayasa önerilerini Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na sundu.
İnternet erişimi, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “temel bir insan hakkı” olarak tanımlanıyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne de “3. kuşak insan hakkı” olarak dahil edildi. Avrupa Konseyi de “temel bir hak” olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ekledi. Türkiye’nin bu sözleşmelerde imzası var ve dolayısıyla bu esasın iç hukukumuza uyarlanması gerekiyor.
‘İnternet erişimi temel bir haktır”
PROF. Dr. Yaman Akdeniz (Bilgi Üniversitesi):“İnternetten her türlü bilgiye her türlü erişim anayasaya girmeli. İnternetin erişiminin temel bir hak olduğu çerçevesinde 5651 sayılı kanun interneti kısıtlıyor. Öncelikle bu kanunun kaldırılmalıdır. Çocukların korunması da bir anayasal yaptırımdır. İkisi birbirine tutarlı olmalı. Çocukları korurken yetişkinlerin haklarını da korumak lazım. Sosyal medya kullanımı çok ciddi bir örgütlenme platformları, insanların iletişim ve bilgiye erişim hakkının alt başlığı olarak bu sosyal medyadaki örgütlenmeler de anayasal hak olarak eklenmelidir.”
“Her şey açık ve net olsun”
DR. Özgür Uçkan (Bilgi Üniversitesi):“İnternet erişim hakkı temel insan hakkıdır. Anayasaya eklenmelidir. Seyahat özgürlüğü nasıl bir hak ise internet özgürlüğü de aynıdır. Gerçek hayatta ne gibi kırmızı çizgiler varsa bu internette de var. Nasıl dolandırıcılık gerçek hayatta suçsa sanal ortamda da öyle. Hakaretle eleştiri arasındaki çizgiyi doğru çizdiyseniz hakaret suçtur. Örgütlenme hakkı da anayasal olarak belirlendiyse internette de tanımlanmalıdır. Her şey açık ve net olsun. Ortaya anayasaya aykırı bir kanun çıkmasın.”
“Bir hak olarak dahil edilmeli”
İSMAİL Hakkı Polat (Kadir Has Üniversitesi):“İnsanlar fiziksel sınırları kaldıran bu sanal ortamda arkadaş oluyor, eğleniyor, üzülüyor, iş yapıyor, para harcayıp kazanıyor, gruplaşıyor, evleniyor, dolandırılıyor. Toplumların yaşam alanlarına sirayet etmekte olan internetin devletlerin vatandaşlarıyla aralarında yaptıkları ana sözleşmeye bir temel hak olarak dahil edilmeli. Anayasaya ‘Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının internete erişim, kullanma ve fırsatlarından faydalanma hak ve özgürlüğü vardır’ cümlesi eklenirse çok şey değiştirir. Bu bir vizyondur. 100 yıl sonrasını da kapsar ve güvence altına alır.”